Bu Blogda Ara

26 Kasım 2010 Cuma

dügme amerikanın elinde

Türban çocuk forumunda


Türban çocuk forumunda



Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) ile UNİCEF'in ortaklaşa düzenlediği 11. Ulusal Çocuk Forumu'na "türban" damgasını vurdu.
Sevil Arınancumhuriyet / Ankara Büro

Kızılcahamam'da gerçeleştirilen toplantıya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ve SHÇEK’te görev yapan bazı devlet memurları ve bir tane öğrenci “türban”la katıldı. Forumda sıkıntılarını dile getiren il temsilcileri ise forumu yöneten SHÇEK Genel Müdür Yardımcısı Özcan Kars tarafından “sorunlara saplanmakla” suçlandı.






11. Ulusal Çocuk Forumu, Kızılcahamam Patalya Otel’de, çocuk ve il temsilcilerinin katılımıyla dün ilk oturumu yapıldı. Türkiye’nin 81 ilinden bir kız ve bir erkek, Çocuk Hakları İl Çocuk Komitesi Temsilcisi ve bir yetişkin temsilci katıldı. Toplantıya davet edilen çocuklar ve il temsilcileri arasında birçok türbanlı devlet memurunun yer alması dikkat çekti. Toplantının öğleden sonraki oturumuna ayrıca türbanlı bir öğrenci de katıldı. Toplantıda il temsilcileri sorunlarını dile getirirken, temsilciler en fazla genel müdürlüğün isteklerine duyarsız kalmasından yakındı. Çalışmalarını bin bir zorlukla yaptıklarını dile getiren çalışanlar, forumu yöneten SHÇEK Genel Müdür Yardımcısı Özcan Kars’tan “Olumsuzluklara saplanmayın” yanıtını alında şaşkına döndü. Çalışanların büyük bölümü personelin yetersizliğinden de şikâyetçi oldu. Aynı anda birçok iş yaptıklarını, bu durumun verimlerini düşürdüğünü kaydeden temsilciler, taşradaki birçok ilde SHÇEK biriminin olmadığına da vurgu yaparak, talepte bulundular.






‘Uzman personel yetiştirilsin’



Forumda Sivas’ta çocuklara yönelik panel, şiir ve yarışma düzenlenmelerine karşın genel müdürlüğün kendilerini görmezden geldiğini kaydeden temsilci Hasan Coşkun, “Sivas’taki Sosyal Hizmet Vakfı sayesinde çalışmalarımızı yürütüyoruz çünkü birimimiz yok. Çocuk Hakları Strateji Planını bile hazırladık ama yine destek yok” dedi. Kayseri’den katılan Yusuf Genç ise maddi sıkıntıyla başbaşa olduklarını, çocuk haklarıyla ilgili SHÇEK’in uzman personel yetiştirmesi gerektiğini belirtti. Program kapsamında bugün ise TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Meclis’te konuşma yapacak.



26 Kasım 2010

AKP'nin hukukla oyunu..


AKP'nin hukukla oyunu



Balyoz sanığı generalleri mahkeme kararına rağmen görevden alan AKP hükümeti, kendi bürokratlarının yargılanmasını engellemek için her yolu deniyor.


Fırat Kozok

Cumhuriyet/ Ankara Büro- Balyoz sanıkları arasında yer alan 3 generali Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararını yok sayarak görevden alan AKP, konu kendi bürokratı olunca, hukukla oynuyor. “Çağın yolsuzluğu” olarak nitelenen Deniz Feneri davasında kuryelikle suçlanan, bir RTÜK çalışanının açtığı dava sonucunda hapis cezasına çarptırılan eski RTÜK Başkanı Zahid Akman tüm yargı süreçlerine karşın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ısrarla korundu. Akman’ı cezaevi tehdidinden kurtarmak için yasa teklifi bile hazırlandı. Erdoğan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Hrant Dink cinayetinde MİT’in ihmali olup olmadığını soruşturmak için istediği izne de onay vermedi.


Deniz Feneri davasıyla ilgili en alevli tartışmalarda bile, olaya adı karışan dönemin RTÜK Başkanı Zahid Akman’ı koruyan Erdoğan, Akman’ın RTÜK Başkanlığı’ndaki tartışma yaratan adımlarını da görmezden geldi. RTÜK Daire Başkanı ve Uzman Denetçisi Dr. Cengiz Özdiker Danıştay ve idare mahkemelerinin verdiği göreve iade kararlarını uygulamadıkları için dönemin RTÜK Başkanı Zahid Akman ve bazı üyeler hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine başlayan süreçte Erdoğan, ısrarla Akman hakkında soruşturma izni vermemişti. Özdiker’in ilk suç duyurusu üzerine başlayan yargılama sürecinde RTÜK üyelerinin yargılanması Başbakan’ın iznine bağlanmış, bu düzenleme “kişiye özel yasa çıkartılıyor” diye eleştirilmişti. Yapılan değişikliğin ardından Başbakan, üyeler hakkında açılacak soruşturmayı engellemişti. Özdiker’in yaptığı bir diğer suç duyurusu, yine Başbakan’a takılmıştı. Ardından gelişen süreçte Danıştay, soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın yürütmesini durdurmuştu. Böylece üyeler hakkında yargı süreci başlamıştı.



Dink cinayeti

Erdoğan, Türkiye’nin yakın tarihine damgasını vuran bir diğer olay olan Hrant Dink cinayetinde de MİT’e kalkan olmuştu. Erdoğan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Dink cinayetinde MİT’in ihmali olup olmadığını soruşturmak için istediği izin talebine olumsuz yanıt vermişti.



26 Kasım 2010

25 Kasım 2010 Perşembe

Günün şarkısı...yılmaz özdil

Günün şarkısı...


Hava mis...

Ayağında spor ayakkabı.

Altında kot.
Üstünde tişört.
*
Bileklerinde kelepçe!
*
Polisle kapışmıştı üniversite öğrencisi... Gözaltına alınmıştı, Emniyet’e polis arabasının arka koltuğunda getirildi, kolunda iki polis, kapıya kadar yanaşabilirlerdi, yapmadılar, 200 metre uzakta indirildi, ibreti âlem, doğup büyüdüğü şehrin meydanında kelepçelerle yürütüldü, görün bakın ahali, terbiyesiz gençlik nereye gidiyor... Apar topar suçüstü mahkemesine çıkarıldı, şimdiki gibi değildi o zamanlar, avukatsız çıkarıldı. Langırt diye hâkimin
önünde buldu kendini.
*
Çok yalnız hissetmiştim kendimi... Dımdızlak.
*
Sert görünüşlü adamdı hâkim, bana öyle gelmişti en azından, elinin tersiyle kapatın kapıyı gibi bi işaret yaptı, sanırım ayvayı yemiştim, baktı evraklara, kızımla aynı üniversitedensin dedi, öyleymiş meğer, tutuksuz yargılanmak üzere bıraktı... 2 sene filan yargılandım, neticede 1 sene 3 ay hapis cezası aldım, 5 sene içinde tekrar suç işlersem, 2 katını yatacaktım.
*
Geçti 5 sene...
Üstüne 15 sene
daha geçti.
Türkiye, aynı Türkiye.
*
Burak, İTÜ Makine.
Meltem, İTÜ Mimarlık.
Ali, İstanbul Hukuk.
Neval, İTÜ Kimya Mühendisliği.
Dilan, İstanbul Hukuk.
Tarık, İTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği.
Canan, İTÜ Bilgisayar.
Hande, İTÜ Gemi İnşaat.
*
Zurna değil yani...
*
Ufuk, Boğaziçi Sosyoloji.
Ersin, İTÜ İnşaat’ı bitirdi.
İTÜ’de yüksek lisans yapıyor şu anda.
Ali, Fransızca öğretmenliği okuyor.
Uğur, Coğrafya.
Mustafa, Veterinerlik.
Hüseyin, Orman Mühendisliği’nde.
Uğur, Edebiyat.
Eren, İstanbul Hukuk.
Ali, İTÜ İnşaat’ı bitirdi.
Yıldız Teknik’te yüksek lisans yapıyor.
*
Sanki sevmek zorundaymışız gibi, AKP’yi sevmediği için 1 sene 3 ay hapis cezası verilen evlatlarımız bunlar... 5 sene takip edilecekler, bu 5 sene içinde sevmemekte ısrar ederlerse, 2 katını yatacaklar.
*
(Yukarıda 17 öğrenci var. Bütün gazeteler ve televizyonlar “18 öğrenci” diyor... Halbuki lütfedip sorsalardı, 18’incinin, yani İstanbul Üniversitesi Astronomi’de okuyan Murat’ın, ailesinin ekonomik durumu
nedeniyle üniversiteyi bırakmak zorunda kaldığını öğrenirlerdi.)
*
(Hepsi çalışıyor. Gündüz okuyorlar, akşam part-time çalışıyorlar. Biri mağazada sayım yapıyor, biri elektrikçilik yapıyor, biri hastanede getir götür... Kimi harçlık çıkarıyor, kimi ailesine para gönderiyor. İşin bu boyutunu yazmamı istemediler aslında, hatta tembihlediler, sanki kendilerini acındırıyormuş gibi bir hava yaratılmasını istemediler. Türkiye’nin en zor fakültelerini kazanan, dar gelirli, alnı açık, başı dik, onurlu çocuklarımız onlar.)
*
Bugün... Gözaltına alındıkları İTÜ Maslak Kampusu’nda buluşacaklar gene, saat 12’de... “Bu sefer ne diyeceksiniz?” diye sordum... “Nargilemin marpucu gümüştendir gümüşten, beş değil on beş yıl olsa, ben vazgeçmem bu işten” diyeceklermiş!
*
Eşlik etmek için güzel bi şarkı...

Kendilerini yalnız hissetmesinler

24 Kasım 2010 Çarşamba

Füze yağacak! Melih Aşık Açık Pencere

Füze yağacak!

Özeti... Artık gözetleme kulesi görevi yapacağız. Topraklarımıza radarlar yerleştirilecek... Bu radarlar 24 saat kediyi pardon İran’ı kollayacak, hareketlerini izleyecek, Tahran füzelerini ateşlediğinde onları havada imha için NATO füzelerini harekete geçirecek...
İran düne kadar Türkiye’nin sıkı dostuydu...
Yarınki düşmanımız oldu.
Doğal olarak onlar da yarın Batı ile kapıştığında ilk olarak bizim topraklardaki füze
ABD’nin çıkarlarını öncelikle koruyan bir bağımlı ülkenin hüzünlü manzarasını izliyoruz aynadaki resmimizde.
İran’a karşı İsrail’i korumaya alıyoruz.
Çok bilir gazeteci arkadaşlar ekranlarda konuşuyor:
- Türkiye, NATO’nun talebine hayır diyemezdi...
Yok canım? Polonya ve Çek Cumhuriyeti gibi biz de mazeret öne sürebilir:
- İran füzelerinin menzili içinde kalan tek ülkeyiz o yüzden bu radarları bir başka ülkenin topraklarına kurun, diyebilirdik...
Ama nerede o irade.. Hele de karşınızdaki “bizi kullanın” diye haber gönderdiğiniz Washington ise...
Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu da dün nihayet “füzel kalkanı”na tepki gösterdi! Ama işten geçtikten, imzalar atıldıktan sonra... 
Şimdi gündemde 12 mil konusu var. Hükümet Yunanistan’la konuyu görüştüğünü açıkladı. Ege’deki stratejik çıkarlarımızın Türk halkından habersiz aniden masaya yatırılmasını muhalefet garipsemiyor mu? Sebebini sormayacak mı?
Ege’nin de teslimini mi bekleyecekler?
radarlarını vuracak.
 mateser
Öğretmenim canım benim


Teflon tavaya hiçbir şey yapışmadığına göre, teflon o tavaya nasıl yapışıyor?


Yüzme zayıflatıyorsa, balinanın stili mi yanlış? Fatih Sultan Mehmet bizim şerefli ecdadımız olduğuna göre, henüz beşikteyken boğdurduğu kardeşleri Bizanslıların haysiyetsiz ecdadı mıydı? Yumurta kolesterolü azdırıyorsa, kalpten gitmemek için niye tavuk eti yiyoruz?

*

Yaş otuz beş, yolun yarısı eder, Dante gibi ortasındayız ömrün’ü papağan gibi tekrar etmesi güzel de, 70 yaşında mı rahmetli oldu Dante?

Eğitim şart’sa, annesi öğretmen olduğu halde üniversite bile okumayan Bill Gates, malı nasıl götürdü?

*

Mustafa Kemal neden müselles’e üçgen demiştir, üçyan dememiştir? Futbol, korner, faul, penaltı, gol, ofsayt, forvet, frikik, maç, pas, skor İngilizceden... Hakem niye Arapçadan?

*

Düşünmeyiz çünkü...
Ezberleriz sadece.

*

Mercidabık mesela...
Nerdedir?

*

Büyükçekmece Gölü’nün yüzölçümü Küçükçekmece Gölü’nden küçük...
E niye büyük?

*

“Azı karar çoğu zarar” ise, “fazla mal göz çıkarmaz” neyin nesi? Atalarımız mı çok kararsızdı, yoksa bazı atalarımız yavşak mıydı?

*

Ölü poposuna pamuk tıkar gibi bilgi sokmaya çalışıyoruz genç zihinlere...

Netice?

Neden’ler yerine sonuç’larla ilgilenen sistemin kaçınılmaz hezimetidir bu.

*

Bakın, geçenlerde Başbakanımız aldı eline tebeşiri, milli eğitim vizyonumuzu kelime kelime yazdı karatahtaya:

Oku, Düşün, Uygula, Neticelendir...

Herkes pek beğendi, alkışladı.

*
Halbuki az düşününce...

Topluyorsun başharflerini:

ODUN çıkıyor!

*

O nedenle, sınıflar 60’ar, 70’er kişi... O nedenle, öğretmen maaşları yerlerde sürünüyor. O nedenle, geçinmek için pazarda limon satıyorlar. O nedenle, gelişmiş ülke insanından hiçbir zekâ eksiği olmayan bir millet, moron gibi dolaşıyor ortalıkta... O nedenle, işsizlerimiz diplomalı.

*

Çünkü, ne kalabalık nüfustur aslında sorun, ne de ülkenin gariban olması... İneklerin sindirim sistemini ezberletiyoruz, düşünmeyi öğretmiyoruz çocuklarımıza...

Temel sorun budur.

*

“Camdan dışarı bakın, ilk ne görüyorsunuz?” diye soran ve “cam” cevabını vermeyenlere sıfır veren bir öğretmenin... “Bakarkör” olmamızı engelleyen bir öğretmenin öğrencisidir bu satırların yazarı...

Dün aradı beni, “Öğretmenler Günü’nü yaz” dedi. Yazıyorum.

*

Değerli öğretmenler...

“Ne yapalım, müfredat böyle, araç gerecimiz eksik, kalorifer yok, hademe az, bilgisayar pahalı” filan, bırakın artık bunları... Düşünmey
i öğretmenin maliyeti, sıfır lira.

Öyle bir... Ümit Yaşar OĞUZCAN

Öyle bir...
“ÖYLE bir açmaza girdi ki vatan,/Uyku belli değil, düş belli değil.../
Çöktü üstümüze bir kara duman,/Işık belli değil, loş belli değil!”

Ümit Yaşar OĞUZCAN (1926-1984)

Oğula öğütler..Abraham Lincoln

Oğula öğütler


ÖĞRETMENLER Günü’nde ABD eski Başkanı Abraham Lincoln’un, oğlunun öğretmenine yazdığı öğütname’den bir özet:

Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.
Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret; herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi.
Nazik insanlara karşı nazik, sert olanlara karşı da sert olmasını öğret ona.
Herkes birbirine takılmış bir yöne giderken kitleleri izlemeyecek gücü, vermeğe çalış oğluma.
Tüm insanları dinlemesini öğret ona; fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini.
Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını; fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.
Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona.
Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa dimdik dikilip savaşmasını öğret.
Ona nazik davran fakat kucaklama.
Çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır.
Bırak sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun.
Bırak cesur olacak kadar sabrı olsun.
Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret.
Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır.
Büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsen bir bak bakalım.
O ne kadar iyi, küçük bir insan.
Oğluma iyi öğret.

10 Kasım 2010 Çarşamba

Kemal Atatürk /yılmaz özdil 10/11/2010


Kemal Atatürk





Ekim 2007, İzmir.
Alsancak’ın en meşhur dövmecisi Köprüaltı’na gençten biri girer, kolunu sıyırır, dirseğine doğru Mustafa Kemal’in imzası vardır, bir bankada çalıştığını, bu dövme yüzünden işten atılmakla tehdit edildiğini anlatır, tırsmıştır, ekmek parası filan diye ağlar, “silin” der.

*

Hep söylerim, ekmek parası diye ağlayanın maaşını, tavuk gibi buğdayla ödeyeceksin!

*

Adeta bomba düşer dövmeci dükkânına... “Bu gördüğün eller Atatürk’ü yazar, Atatürk’ü silmez” deyip, kapı dışarı ederler. Ve, internet sitelerinden alenen duyururlar: “Ey ahali, madem öyle işte böyle, bugünden itibaren burada, Atatürk’ün imzası bedava!”

*

İlk kim, nerede yazdırdı bilmiyorum ama, Atatürk imzasının furya haline gelmesinin miladı, bu olaydır.

*

Bir ödlek geri adım attı...
On binlerce cesur öne çıktı.

*

Atatürk’e sövme modası...

Dövme modası yarattı.

*

Köprüaltı örnek oldu, İzmir’de yapılan Atatürk dövmesi, 50 bini aştı. Yetişemiyorlar, her gün 30-40 kişi kazıyor vücuduna... Omuzuna, bileğine, iman tahtasına, kalbinin üstüne... Doktor var, avukat var, öğrenci, dekan, ev kadınları var. İstanbul’da patladı... Ankara, Antalya, Bursa, Trabzon, Muğla, Eskişehir dövmecileri artık neredeyse sadece bu imzayı kazıyor. 29 Ekim’lerde, 10 Kasım’larda Mustafa Kemal için ücretsiz çalışan 200’ün üstünde dövmeci var.

*

Dini gerekçelerle dövme yaptırmayan, otomobiline yapıştırıyor. Taksilerin camlarında... Motosikletine, hatta, bebe arabasına yazdıranı görüyoruz. Atatürk imzalı küpe kulaklarda, rozet yakalarda.

*

Ölümünün üzerinden taaa 72 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?

*

Neymiş, işten atarlarmış...
Bizim işimiz Atatürk.

*

Memleketimin güzel kadınları, giydirin çocuklarınızı güzel güzel, doğum günüdür bugün... Çünkü, her 10 Kasım, aslında 19 Mayıs’tır... Cumhuriyet dediğin, korkak babalar tarafından kaybedilir, yürekli evlatları tarafından geri alınır.

Mustafa Kemal, ilebelet payidardır.

Atatürk, vergi ve ekonomi -şükrü kızılot-10/11/2010

Atatürk, vergi ve ekonomi


ATATÜRK, yurt gezilerinden birinde, tarlasında çift süren bir çiftçi ile karşılaşır.

- Kolay gele, bereketli ola Ağa...
- Allah razı olsun Bey...
- Hayrola Ağa, öküzün tekine ne oldu?
- Devlete vergi borcumuz vardı bey, icra kapımızı çalınca çaresiz kaldık, koca öküzü satıp borcumuzu ödedik.
- Sağlık olsun ağa...
diyerek, konuşmasını kısa keser.
Çiftçinin adının Halil Ağa olduğunu öğrenen Atatürk; Salih Bozok’u yanına çağırır;
-  Salih, yarın sabah git Halil Ağa’yı bul, bana getir. Benim kim olduğumu sorarsa, bizim bey seni bir kahve içmeye çağırıyor de...
Ertesi gün; Salih Bozok, Halil Ağa’yı bulur ve Atatürk’ün yanına getirir. Atatürk Halil Ağa’ya dönerek; “Halil Ağa, anlat şu vergi işini bir daha” der.
İCRAYLA SATILAN ÖKÜZ
Halil Ağa, tekrar anlatır. Atatürk kaşlarını çatarak İsmet Paşa ve Şükrü Kaya’ya dönerek;
- Arkadaşlar, biz İstiklal Savaşı’nı Halil Ağa’nın öküzünü icra yoluyla satalım diye yapmadık. Vatandaşı böyle mi koruyacağız? Gerekirse vergi borcu ertelenebilir. Köylünün çift sürdüğü öküzü elinden alınmaz.
Bu konuşma üzerine, olayı fark eden Halil Ağa Atatürk’e dönerek;
- Sen Atatürk Paşa’msın  galiba, ne olur beni bağışla kusur ettim
diye yalvaracak olur. Atatürk, bir yandan tebessüm eder bir yandan da Halil Ağa’nın sırtını okşayarak;
- Sana güle güle Halil Ağa, sen bizim gözümüzü açtın...
der ve Halil Ağa’yı ayakta uğurlar (Noelle ROGER, Olaylar ve Atatürk, s.41-42).
ATATÜRK’ÜN ÖDEDİĞİ VERGİPara ve mala karşı eğilimi olmayan Atatürk’ün; Cumhurbaşkanlığı maaşı, ödeneği ve emekli aylığından başka geliri yoktu.
Cumhurbaşkanlığı aylığı ve ödeneği, 1927’ye kadar 5.000 lirası aylığı olmak üzere 7.000 liraydı. 1927’de bunlara, genel bir yasa ile “pahalılık zammı” adı ile 2.480 lira eklenir.
1927 ve 1928’de, bu gelirinden toplam 453 lira, 1929 ve 1930’da 724 lira, 1931’de de 1.293 lira vergi kesilir. Kendisine net ödenen 13.186 liraydı.
1932 yılında çıkan bir yasa ile yüksek maaş ve ücretlere ağır vergi konulur. Buna göre, Atatürk’ün maaş ve ödeneğinden kesilen vergi 5.401 liraya çıkar ve ayda net 9.078 lira almaya başlar.
Özetle, Atatürk o dönemde, eline geçen net aylığın yüzde 60’ı oranında vergi ödüyormuş...
ATATÜRK VE EKONOMİ
Atatürk, savaş döneminde bile ekonominin önemli olduğunu vurgulayarak, ekonominin durmaması gerektiğine değiniyor ve “ekonomi varsa insan vardır, devlete de gelir vardır” diyordu.
Yabancı sermayeyi, ekonomi politikamıza uygun olduğu sürece desteklemenin gerektiğini belirtiyordu.
Atatürk’ün 17 Şubat 1923’de, İzmir’de İktisat Kongresi’nde “... ekonomiye, birinci derece önem vermek zorundayız. Kılıçla zafer kazananlar, sapanla zafer kazananlara mağlup olmaya ve sonuçta yerlerini onlara vermeye mecburdur. Ekonomi herşey demektir... İnsan varlığı için ne gerekliyse, onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir...” sözleriyle ekonominin önemini net olarak ortaya koydu.
BÜYÜK ADAM
Atatürk’ün öldüğü gün, İstanbul Üniversitesi’nde ders okutan bir Alman profesörü, derse girdiğinde öğrencilerinin üzgün halini görünce, yüreği parça parça olmuş halde, üniversite rektörüne telefon ederek;
- Bugün ders veremeyeceğim, ne yapayım dersiniz?
diye sordu;
Rektör, yabancı profesöre, şu cevabı verdi;
- Sizin memleketinizde büyük bir adam ölünce ne yapılırsa onu yapın...
Rektörün bu sözlerine yabancı profesörün cevabı şu oldu;
- Almanya’da hiç bu kadar büyük bir adam ölmedi...

Para - borsaile ilgili herşey

sitene html kodları

HTML KODLARI SEÇ BEĞEN

arama motoruna ücretsiz kayıt

URL Submitter - URL Kay�t
Google AllTheWeb BuildTurkey
InfoTiger Rediff ScrubTheWeb
EntireWeb ExactSeek Splatsearch
WhatUseek TrueSearch GigaBlast
-------------------------------------------------------------

ARAMA MOTORLARINA DİREK KAYIT

URL KAYDET. 1. http://search.yahoo.com/info/submit.html Yahoo! Search 2. http://search.msn.com/docs/submit.aspx?FORM=WSDD2 MSN 3. http://www.google.com/intl/en/addurl.html Google 4. http://www.about.com/gi/pages/homehc.htm#c4 About 5. http://www.dmoz.org/add.html Open Directory 6. http://www.accoona.com/submit.html Accoona 7. http://www.exactseek.com/add.html ExactSeek 8. http://www.scrubtheweb.com/addurl.html ScrubTheWeb 9. http://www.snap.com/about/site.php?last_link_type=about Snap 10. http://www.searchsight.com/submit.htm SearchSight 11. http://www.searchit.com/addurl.htm SearchIt 12. http://www.buzzle.com/suggest_basic2.asp Buzzle 13. http://www.entireweb.com/free_submission/ EntireWeb 14. http://www.whatuseek.com/addurl-secondary.shtml What U Seek 15. http://www.ezilon.com/ezilon_url_submission.htm Ezilon 16. http://www.gimpsy.com/gimpsy/searche...check_free.php Gimpsy 17. http://www.dirone.com/add_link_m.php dirOne 18. http://www.websquash.com/cgi-bin/sea...l?Mode=AnonAdd WebSquash 19. http://www.abilogic.com/how-to-suggest-a-site.php AbiLogic 20. http://addurl.amfibi.com/ Amfibi 21. http://www.01webdirectory.com/submit.htm 01WebDirectory 22. http://www.netinsert.com/en/insert.html NetInsert 23. http://www.mavicanet.com/ MavicaNET 24. http://www.searchhippo.com/addlink.php SearchHippo 25. http://www.worldsiteindex.com/ World Site Index 26. http://www.dailyorbit.com/add.htm DailyOrbit 27. http://www.nationaldirectory.com/addurl/ NationalDirectory 28. http://www.tygo.com/websites/FreeSubmitURL.aspx TYGO 29. http://www.mixcat.com/addurl.php MixCat 30. http://www.aeiwi.com/submit.html Aeiwi 31. http://www.illumirate.com/add_your_site_exp.cfm IllumiRate 32. http://www.infotiger.com/addurl.html Info Tiger 33. http://www.towersearch.com/addurl.php TowerSearch 34. http://www.splatsearch.com/submit.html SplatSearch 35. http://www.subjex.net/submit_url.html Subjex 36. http://www.qango.com/dir/addurl.html Qango 37. http://www.zeezo.com/Listings/New.aspx Zeezo 38. http://www.canlinks.net/addalink/ CanLinks 39. http://www.webbieworld.com/signup.asp WebbieWorld 40. http://www.searchking.com/add_new.htm SearchKing 41. http://www.amray.com/cgi/amray/addurl.cgi AMRAY 42. http://www.go4.it/listing.asp Go4.it 43. http://www.cipinet.com/addurl.html Cipinet 44. http://www.hedir.com/submit-help.html Hedir 45. http://www.walhello.com/addlinkgl.html Walhello 46. http://www.linketeria.com/submitsite.htm Linketeria 47. http://www.claymont.com/login/login.asp?img=y Claymont 48. http://www.jdgo.com/add.html JDGO 49. http://www.spheri.com/tc143as.php?sid=0 Sphericom 50. http://www.kaspie.com/web.html Kaspie