Bu Blogda Ara

17 Haziran 2010 Perşembe

recep bey ve ekseni

r.t. e nın eksenı nereden nereye



Sadece işsiz olman yetmiyor, ilaveten keriz olman lazım


Aralık 2000

İşsizlik azaldı, yüzde 5.6''ya geriledi.


İşsiz sayısı 1 milyon 295 bine düştü.

*

Ekim 2001
İşsizlik azaldı, yüzde 8.5''e geriledi.
İşsiz sayısı 1 milyon 567 bine düştü.

*

Eylül 2002
İşsizlik azaldı, yüzde 9.9''a geriledi.
İşsiz sayısı 2 milyon 373 bine düştü.

*

Aralık 2003
İşsizlik azaldı, yüzde 10.3''e geriledi.
İşsiz sayısı 2 milyon 396 bine düştü.

*

Kasım 2004
İşsizlik azaldı, yüzde 10.4''e geriledi.
İşsiz sayısı 2 milyon 428 bine düştü.

*

Ekim 2005
İşsizlik azaldı, yüzde 10.5''e geriledi.
İşsiz sayısı 2 milyon 520 bine düştü.

*

Mart 2006
İşsizlik azaldı, yüzde 10.9''a geriledi.
İşsiz sayısı 2 milyon 611 bine düştü.

*

Şubat 2007
İşsizlik azaldı, yüzde 11.4''e geriledi.
İşsiz sayısı 2 milyon 800 bine düştü.

*

Kasım 2008
İşsizlik azaldı, yüzde 12.3''e geriledi.
İşsiz sayısı 2 milyon 995 bine düştü.

*

Ekim 2009
İşsizlik azaldı, yüzde 13''e geriledi.
İşsiz sayısı 3 milyon 299 bine düştü.

*

Dün “müjde” diye açıkladılar...

*

Mart 2010
İşsizlik azaldı, yüzde 13.7''ye geriledi.
İşsiz sayısı 3 milyon 438 bine düştü.
y.ozdil





Kırgız-Özbek kelaynak mı?


Gazze’nin Şemdinli kırsalında mayın patladı, iki er şehit oldu. Gazze’ye sızan teröristler, Tunceli-Erzincan yolunu kesti.

Gazze’nin Osmaniye mahallesine roket fırlatıldı, balkonda oturan 47 günlük gelin hayatını kaybetti. Gazze’nin sayfiyesi İskenderun Deniz Üssü basıldı. Komşumuz İsrail’den Gazze’nin banliyösü Şırnak’a havanla saldırıldı. Gazze’nin Siirt semtinde minibüs havaya uçuruldu. Batı Şeria varoşu İzmir’de bomba yakalandı.
¡
Bi umuttur... Belki bu şekilde biraz olsun alaka gösterirler diye umuyorum.
¡
Bu arada, soydaşlarımız birbirinin gırtlağına çökmüş vaziyette Kırgızistan’da. Kırgızlar Özbekleri doğruyor, Özbekler Kırgızları deşiyor, kan gövdeyi götürüyor, sokaklar ceset dolu, birbirlerinin evlerini yakıyorlar... Tam insanlık dramı; ben diim 200, siz deyin 1200 ölü var.
¡
Arkadaşlardan çıt yok.
¡
E merak ediyor insan...
“İnsaniyet namına” Hamas’ın, İran’ın avukatlığını yapanlar nerede?
¡
Onlar insan... Ya bunlar?
¡
Barzani kardeşiniz...
Kırgız, Özbek ne?
Dış kapının mandalı mı?
¡
“Aynı ailedensiniz” diye El Fetih’le Hamas’ın arasını yapmaya çalışanlar, Kırgız’la Özbek’i niye barıştırmıyor?
¡
Coni istedi diye “barış misyonu” ayaklarıyla, çocuklarımızı Afganistan’a Lübnan’a bekçiliğe sürenler niye susuyor?
İsrail’e el ense çekmeyi biliyoruz...
Judocu Putin’den mi korkuyoruz?
¡
Asker gönderelim demiyorum...
İki laf etmeye niye tırsıyoruz?
BM’yi filan niye toplamıyoruz?
¡
Aslında haklısınız...
Memlekette “oy değeri” ifade edecek kadar Kırgız ve Özbek kökenli vatandaş yaşamıyor, size ne ama... BM Güvenlik Konseyi üyesiyiz ya, o açıdan yani.

y.ozdil

30 Mart 2010 Salı

Mustafa Kemal’den kurtulmak


Führer ne der?
William Shirer’in “Nazi İmparatorluğu” adlı üç çiltlik ünlü eserinde (İnkılap Yayınları) hukukla ilgili ilginç satırlar bulabilirsiniz. Örneğin Adalet Müşaviri Dr. Hans Frank, yargıçlara görevlerini şöyle anımsatır:
“Nasyonal sosyalizm karşısında hukuk bağımsızlığı yoktur.Vereceğiniz her kararda önce kendinize şunu sorunuz; Benim yerimde Führer olsa nasıl karar verirdi?”(s. 349)
Yine de Alman Yüksek Mahkemesi yargıçları hukuktan vazgeçmiyor. Bunun üzerine Halk Mahkemesi adlı korkunç mahkemeler kuruluyor. Bu mahkemenin 9 üyesinden 4’ü hukukçu... 5 üyesi ise partililerden seçiliyor... Böylece kararlarda hukuk değil Führer öne geçiyor.
Neyse ki o karanlık dönemler çoook geride kaldı!

----------------------


Mustafa Kemal’den kurtulmak


ABD ile AB Mustafa Kemal’den kurtulmak istiyor!

Sadece onlar mı? İslamcılar var, İkinci Cumhuriyetçiler var, eski ve yeni mürteciler var. Kürtçüler var. Var oğlu var!

Var da, Lenin gitti, Stalin gitti, Hitler gitti, Mussolini gitti, Salazar gitti, Franco gitti. Bütün iç ve dış düşmanları gitti. Yenileri geldi ve gidecek, ama Mustafa Kemal var.

YÜZDE YÜZ BİRİ VAR

Tarihimizle yüzleşmemiz istenmiyor mu? Biz de öyle yapalım ve Falih Rıfkı Atay’ın Çankaya’sına (Pozitif Yayınları, s. 283, 284) başvuralım:

1919 yılında bazı Osmanlı aydınları bir uyanış hareketi için önder aramaktadır. Refet Bey’i (Bele’yi) de bir gün toplantıya çağırırlar. Düşüncesini sorarlar. Refet Bey, “Siz düşünün, ben de aradığınız adamın kim olabileceğini araştırayım” der. Aydınlar ertesi toplantıda Rauf Bey’i (Orbay’ı) düşündüklerini söylerler. Refet Bey onları şöyle yanıtlar:

“Yüzde elli bulmuşsunuz. Bende bir yüzde yüz var, bizi kurtarır ama biz ondan nasıl kurtuluruz bilemem” der. (Refet Bey, Mustafa Kemal’in yakın arkadaşıdır.)

“Canım, gâvura kalmaktansa ona kalırız.”

“Mustafa Kemal!”

İttihatçıların daha Selanik’te iken vurdukları damga üstündedir: ‘Haris’tir, hiçbir rütbe ve makama doymaz. İnsanca yaşamayı, eğlenmeyi ve içmeyi sevdiği için o devir anlayışına göre ‘sefih’tir. Ve durmadan tenkit ettiği ve İttihatçıların tutumunu beğenmediği için ‘uzlaşılmaz’ bir adamdır.

ÇANKAYA’YI OKUYUN, OKUTUN

“Mustafa Kemal, Osmanlı düzenini altüst eden devrimler yapılmadıkça bizim Batı medeniyeti toplumu olamayacağımızı ve bunu da, her çeşit yoklamalardan sonra gerçekleştirebileceği inancında idi.

Erzurum ve Sivas kongrelerinde Kâzım Karabekir ve Rauf Orbay gibi kendisine, başımızsın, diyen arkadaşlarının bile başkan olmaması için nasıl çalıştıklarını biliyoruz. Onsuz olmazdı, o olmalı idi, hareket kolektif, Mustafa Kemal bu kolektifin gölgesinde kalmalı idi.”
(s. 284)

Dün bir bugün iki, daha Sivas Kongresi toplanmamış, ona “İçimizde ol, başımızda ol, bizi yönet ama kongre başkanı olma!” diyorlar. Kim diyor? En yakın arkadaşları!

Ağustos 1921 ve Ağustos 1922’de iki Meydan Savaşı kazanmış Başkomutan’dır Mustafa Kemal. Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak anılan Ağustos 1922’den önce, Meclis’te ordunun bir saldırı savaşına girişmesine karşı olanlar vardı. Bunlara göre, artık yumuşamış olan İngilizlerle anlaşma yapılabilirdi. Ama asıl amaçları İstanbul ile birleşmek ve Mustafa Kemal’den kurtulmak idi. (s.355)

En yakın arkadaşlarının bile en büyük korkuları Mustafa Kemal’in Yunan’ı yenmesi idi. Günümüzü anlamak ve anlatmak için Çankaya’yı okuyun, okutun!

27 Şubat 2010 Cumartesi

Yalçın BAYER yazıları

1. Ordu'nun planını çalanlar casusluktan yargılanmalıdır


ÜNAL Olcay, sayın aydınlara hitap ediyor. “37 sene Silahlı Kuvvetler'de görev yapan bir albay eskisiyim. TSK için yapılan konuşmalar yüreğini yaralıyor” diyor.

Bize, orduda harp oyunları nasıl yapılır kısaca bir senaryo halinde anlatmak istiyor.

Özetliyoruz:

Olay 1. Ordu'da gündeme geliyor. Dış tehdit nedir? Bu bölgede bu tehdidi MGK ve hükümet belirler. Şimdi biz Trakya'da Yunanistan ile savaştığımızı düşünelim. Biz saldıralım, tabii hayali. Şimdi plan yapacağız. Yapılacak ilk iş düşman (Yunan), dost (Türkiye) kuvvetlerinin görevlerini tatbikata katılan personele dağıtırız. Düşman kuvvetleri komutanlarını en üsten en alta kadar isim bildirerek tayin ederiz. Oyuncuları belirleriz.

Savaş ikiye ayrılır: cephede ve cephe gerisinde... Taraf Gazetesi'nde yayınlanan yazılar cephe gerisidir. Kuvvetler, cephede savaşırken iki güç de düşman gerisine sızarak kuvvet gönderir. Sızan bu güçlerin görevi düşmanı arkadan vurmaktır. Bu sızan güçlerin komutanları da ismen bellidir. Bu güç cephedeki kuvveti nasıl vurur?

Ünal Olcay, cephe gerisinde neler yapılacağını; örneğin karşı tarafın düşman komutanının neler yapabileceğini anlatıyor:

“Kargaşa çıkarmak için Müslümanlar için önemli olan camileri bombalamak, önemli kişilere suikast yapmak, hükümeti devirmek için halkı isyana zorlamak vs.
Sonra dönerim o bölgenin sorumlu komutanına sen düşmanın yapmayı planladığı bu işlere karşı koymak için neler yaparsın diye sorarım. O da kendince tedbirler belirler. Tatbikattaki diğer subayların da fikirleri alınır. Düşmanın yapabileceği imkân ve kabiliyetler tespit edilir. Buna karşı alınacak tedbirler de tespit edilir ve en uygun hareket tarzı plana girer ve onaylanır.”

Olcay devam ediyor: “İşte o gazete yayınlanan bu plandan başkası değildir. İşte cephe bırakılmış, cephe gerisi planları gazetede yayınlanmaktadır. Mutlaka cephe planı da elindedir.”

SIZDIRANLAR KOMUTAN OLSA BİLE


“Bu planın çalınması TSK için bir züldür. Nasıl çalınmıştır bilemiyorum ama cephe gerisi Türkiye'de, cephesi Yunanistan'ın elinde olabilir. Bu planı sızdıran şahıs kanunlarımıza göre ‘casusluk' suçundan yargılanmalıdır; tabii buna azmettirenler de... Bu plan Yunanistan için bulunmaz bir nimettir. İki ülke arasında kriz bile çıkarabilir. Bir taarruz düşünüyorsak en iyi hal tarzı düşmanın eline geçmiştir. Müsebbipleri bulunarak yayınlayanlar da dahil ‘casusluk' suçundan yargı önüne çıkarılmalıdır. Tabii komutanlar da sorumludurlar, hangi Ordu Komutanı zamanında bu plan çaldırıldıysa sıralı komutanlar da yargılanmalıdır.
Anlattıklarım benim düşüncemdir ve yüzde yüz böyledir. Hiçbir milletin ordusu kendi vatandaşına zarar vermez; bunu düşünmek bile hainliktir. Hele camiyi bombalamak, insanın rüyasına girse herhalde oynatır.”

Cemaatlerden mi, laik Cumhuriyet'ten mi yanasınız

ESKİ Devlet ve Sağlık Bakanı Rifat Serdaroğlu, http://www.egedesonsoz.com 'da çarpıcı ve cesur yazılar yazıyor. Son yazısında “Bir ülkede adalet varsa, cesur insanlara ihtiyaç yoktur. Ya adalet tehlikede ise” dedikten sonra Başsavcı Cihaner'in “Tam can damarına dokunduğunu” yazıyor. Nakşibendi, Menzil, Fethullah Gülen hareketi ile ilgili ilginç bilgiler veriyor.

“Kutsal dinimizi, siyasi amaçları için çekinmeden kullanmaya kalkanların unuttukları şey şudur: Haramın üstüne bina yapılmaz, burası Atatürk Türkiye'sidir” dedikten sonra şöyle diyor:

“Türkiye'nin Hukuk Devleti olarak kalıp kalmayacağını, AKP iktidarının tavrı belirleyecektir. AKP Hükümeti'ni dikkatle izliyoruz.
Bir kez daha seslenmek istiyorum. Herkesin tarafını belirlemesi zamanı geçmek üzeredir. TÜSİAD, TOBB, SANAYİ ve TİCARET ODALARI, MESLEK KURULUŞLARI, SENDİKALAR lütfen tercihinizi yapın ve sesinizi çıkarın. Cemaatlerden yana iseniz onu da söyleyin. Laik Cumhuriyet'ten, Atatürk'ten, çağdaşlıktan, demokrasiden yana iseniz konuşunuz. Bugün seslerinizi Türk milleti olarak duymak istiyoruz.”
Rifat SERDAROĞLU
Eski Sağlık ve Devlet Bakanı

‘Kutlu demokrasi...'

ANAYASA Mahkemesi'nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğuna karar verdiği, AKP'nin tek başına iktidarının 8. yılında, Anayasamıza göre laik Cumhuriyetimizin koruyucu ve kollayıcısı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, kuvvet komutanları dahil olmak üzere komuta kademesinin önemli unsurları, -AKP hükümetini düşürmek için darbe planlamak iddiası ile yakalanarak- gözaltına alındı. Demokrasimize kutlu olsun!

Mazimi feda etmezdim

(TSK'nın) Kendilerine reva görülen muamele karşısında personelinin, ‘sahipsizliğin' yanı sıra, aşağıda ifade edilen ‘pişmanlık' duygusuna kapılmasının önlenmesinin ‘nereye kadar' mümkün olabileceği sorusunu akla getirmektedir.

Bu kadar saibeliğin bu felaket mi sonu? /Biri evvelce söylemiş olsaydı bunu /Çalışıp ömrümü çılgınca heba etmezdim! /Ben bu müstakbele mazimi feda etmezdim!
(Reşit ÇAĞIN'dan)

BİLİYOR MUSUNUZ

- CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, ‘tarikat-ticaret-siyaset' ilişkileri ile ilgili olarak Başbakan'a “Adalet Bakanlığı'nın, Gaziosmanpaşa Adliyesi için kiralanan apartman dairesi kimden, ne zaman, hangi bedelle ve hangi yöntemle kiralanmıştır?” diye sorduğunu...

- İSTANBUL İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen ve işadamı Mehmet Çeker tarafından 17 milyon TL'ye alınan Gedikpaşa İlköğretim Okulu'nun (Beyazıt-Laleli yolu üzerinde) ‘semt konağı ve müştemilatı'ndan ‘ticaret alanına' dönüştürülmesi üzerine Şehir Plancıları Odası'nın Bölge İdare Mahkemesi'ne dava açtığını ve mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verildiğini...

- 4. LEVENT'teki İsrail Konsosolosluğu'nun bulunduğu sokaktan geçen bazı gençleri Mossad ajanlarının kimlik kontrolundan geçirip polise teslim ettiğini, bu nedenle bir keresinde semt karakolundan “Türk vatandaşları niye çeviriyorsunuz” diye tepki aldıklarını...

17 Mart 2009 Salı

RTÜK’ün sitesinde ‘kadın düşmanı’ eğlence

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun çocuklar için hazırladığı sitedeki bilmecelerde kadınlarla ilgili inanılmaz ifadeler var
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) çocuklar için hazırladığı internet sitesinde yer alan fıkralarda kadınlar, erkeğe göre ikinci plana itiliyor. Fıkralarda kadınlar; “evde oturan”, “ev işlerine bakan” ve “huzur bozan” kişiler olarak gösterilirken bir bilmecede de “Eşek sudan gelinceye kadar dövülür” şeklinde yansıtılıyor. “Belirli Günler ve Haftalar” bölümünde ise “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” yer almıyor. Zahit Akman’ın başında bulunduğu RTÜK’ün çocuklara yönelik hazırladığı www.rtukcocuk.org.tr adlı internet sitesinde kurumun kadına bakışını özetleyen fıkralar şöyle: • Vurdumduymaz bir adamın evi yanmış. Komşusu koşarak yanına gelmiş. “Koş efendi, evin yanıyor.” Adam sakince cevap vermiş: “Ev işlerine karım bakıyor.” • Bir gün karı-koca ağız kavgası yapıyorlarmış: “Ben yokken senin neyin vardı be adam” demiş kadın. Kocası da: “Huzurum vardı” demiş. • Ünlü bir sopranonun konserine giden baba oğul ilgiyle konseri dinliyorlardı. Bir ara çocuk merakla babasına sordu: “Baba, öndeki amca elindeki sopayla niye kadını korkutuyor?” Baba; “Korkutmuyor oğlum, yönetiyor!” “Eee, peki o zaman kadın niye avaz avaz bağırıyor.” Yine aynı sitenin “bilmeceler” bölümünde de benzer yaklaşım sergileniyor. “Bir gün adam karısını dövüyormuş, kapı çalmış dayağı kesmiş? Neden? Çünkü eşek sudan gelmiş” yanıtıyla verilen bilmecede, kadının “dayak yemesi “alaycı bir yanıtla” meşru hale getiriliyor. Bir diğer bilmecede de “İki kadınla evlenmenin en kötü tarafı nedir” sorusuna “İki kaynanaya sahip olmak” yanıtı veriliyor. Sitenin “Belirli Günler ve Haftalar” bölümünde “31 Aralık Yeni Yıl”, “15-22 Nisan Turizm Haftası”, “28 Şubat Sivil Savunma Günü”, “01-07 Mart Yeşilay Haftası”, “‘ 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü” gibi gün ve haftalar sıralanırken, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” görmezden geliniyor. (ALİCAN ULUDAĞ / Cumhuriyet

Financial Times: Türkiye bu yıl 100 milyar dolarlık borcu fonlamalı


Financial Times: Türkiye bu yıl 100 milyar dolarlık borcu fonlamalı
İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, yükselen piyasaların borç finansmanında karşılayacağı sorunlar üzerinde durduğu haberinde "Türkiye'nin kamu ve özel kuruluşlarının, sadece 70 milyar dolarlık rezervle 100 milyar doları fonlaması gerekiyor" diye yazdı...
------------------
Borsada 'alım zamanı' geldi mi
17.03.2009 Yiğit Bulut Yorum
Bu yazıyı yazdığım saate kadar, Mobius'tan Buffet'a kadar "alım zamanı" geliyor mu değerlendirmesine dair birçok görüş okudum. Bazı fon yöneticilerinin özellikle "kendi parasını" değerlendirenlerin görüşleri çok netti, uzun vadeli yatırım için alım zamanı geldi! Peki bu tez Türkiye için ne kadar doğru? Değerli yatırımcılar, Soruyu Türkiye'ye uyarlayalım ve yeniden soralım. Yurtdışından-yurtiçine bakarsak, Türkiye'de alım zamanı mı? Dow Jones (DOW) bir daha 7.000 puanın altını zorlamaz mı? Buradan "dönüş" kesin mi?

Buralardan biriktirilir
Değerli dostlar, haftalardır hatta DOW 6.500 bölgesini test ederken dahi "olumlu" bakış açımı kaybetmedim. O günlerde özellikle dolar 1.77 TL'nin üstünü "spekülatif ataklarla" zorlarken, bazı okuyucularımız "geri döner" tezime dahi tepki gösterdiler. Bakın bugün dolar 1.65 TL'e gidiyor. Evet, bazı felaket tellalları gibi asla düşünmedim ve düşünmüyorum.
Bu noktada gelelim "alınır mı" sorusuna. Bu soruya "kesinlikle buradan agresif şekilde alınır" demek için henüz yeterli veri oluşmamakla birlikte, eldeki malzeme ile şu söylenebilir, uzun vadeli düşünenler ki, bana göre en uzun vade 24 aydır, buralardan kesinlikle "biriktirilir"!

DOW'da dönüş sinyali
Bu noktada son verilere birlikte bakalım:
1- DOW'da 7.000 üstüne taşan sert alım sonrası cuma günü realizasyon gelmedi. Bu önemli bir detay. DOW'un grafiğine dikkatli bakarsak 6.500 bölgesinden başlayan "net dönüş" görülebiliyor. STOCH ve MA gibi göstergeler dönüşü desteklerken özellikle 5 ve 12 günlük ortalamanın geçildiği gözlenebiliyor. Aşağıdaki grafiği göre hedef 30 günlük ortalamanın geçtiği 7.400-7.500 aralığı. Teknik olarak 7.500 aynı zamanda çok önemli bir direnç !


2- Altın fiyatlarında geri çekilme devam ediyor. Zaman zamna sıçramalar olsa bile trendin 950-900 dolar bandına çekilmesi, "dünya sermaye piyasaları" açısından "olumlu".


Trend şu anda 900-950 dolar arasına sıkışmış durumda ve STOCH-MA gibi göstergeler satış yönünde.
3- Euro-dolar paritesindeki hareket sermaye piyasalarına "destek veriyor". Euro-dolar 1,28-1,30 bandında kalmaya devam ediyor. Kısa vadede 1,28 altında "kapanışlar" oluşmadığı sürece 1,30 direncine doğru hareket etme potansiyeli korunuyor.


Euro-dolar paritesinde 30 günlük ortalama olan 1,3064 seviyesi geçilirse, hareket hızlanır ve sermaye piyasalarına "olumlu etkisi" artar.

Dolarda hedef 1.65 TL
Sonuçlar:
1- Dolar kuru 1.70 TL bölgesini aşağı zorlamaya devam edecek. Hala 1.70-1.77 TL bandında. 1.70 TL'nin altında kapanışlar artarsa, hedef 1.65 TL olabilir.
2- İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) 24.000-25.000 bandına girme hedefi hala korunuyor ve bugün bu hareketi yeniden deneyeceğiz.
3- Faizde hedef 14,50.
Bu noktada İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın grafiğine de bakalım ve "son söze" geçelim.


İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda "alçalan tepeler formasyonu" dipten dönüş sinyali üretiyor. Buradan bir dönüş olursa özellikle 25.000'den geçen aşağı giden trend çizgisi yukarı kırılırsa "yükseliş hızlanabilir".

İMKB 25 bini kırmalı
Önemli çıkarım: İMKB'de 24.000-25.000 aralığı kırılabilirse ve özellikle 25.000 üstünde taban oluşursa "düşüş bitti" denebilir. Ama 25.000 kesin kırılmalı.
Son söz: Uzun lafın kısası; sermaye piyasalarında uzun vadeli düşünenler için "25.000 puanın altında biriktirme alımı" fırsatı hala var. 25.000 puan geçildikten sonra (DOW 7.500 üstüne taşar ve geçilebilirse) rekabetçi fiyatlar oluşacaktır.

12 Ekim 2008 Pazar

Bugün Allah için ne yaptın, kendin için ne kaptın! Yeni dönem Türk atasözü

18 Haziran 2008 Çarşamba

iranda kadın olmak/iran manzaraları/Trafik değil ahlak kontrolü

iranda kadın olmak/iran manzaraları
Ahlâk polisi otomobillerini durdurduğu kadınların kıyafetlerini ve başörtülerini kontrol etti. Saçları görünen kadınlar ya uyarıldı ya da tutuklandı.

Başörtüsü takmanın ve vücudu bilekten omuzlara kadar kapatan pardesü giymenin zorunlu olduğu İran’da “yaza hazırlık” yapıldı. Ahlâk polisi kadınların ve gençlerin 1979’da Humeyni tarafından gerçekleştirilen İslam devriminin öngördüğü şekilde giyinip giyinmediklerini kontrol etmek için yolları keserek arama yaptı. Uygulama için kadınların daha kısa ve ince kıyafetleri tercih ettiği yaz mevsiminin başı özellikle seçildi. Başkent Tahran’da yaklaşık 15 noktaya yerleştirilen ahlâk polisi, otomobillerin içindekileri, kaldırımda yürüyen yayaları ve parkta dolaşanları durdurarak kıyafetlerini kontrol etti. Polis, erkeklerin saç tıraşlarına kadınların da başörtülerine ve kıyafetlerine baktı.



Pardesüsü kısa olan, başörtülerinden saçları görülen veya kıyafetleri vücut hatlarını belli eden kadınlar ya uyarıldı ya da gözaltına alındı. Yasağı delenlere saçlarını nerede kestirdiği veya kıyafetlerini nerede aldığı soruldu. Sonra da buralara da baskın düzenlendi. Geçen cumartesiden beri 32 mağaza ve berber salonu Batı tarzı oldukları gerekçesiyle kapatıldı. Sadece dünkü kontrollerde, otomobilleri durdurulan 21 kadın kıyafetleri İslam kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle cezalandırıldı. Tüm bunlar olurken, bir genelevde 6 kadın ile toplu seks yaparken basılan Tahran Ahlâk Polisi Şefi Rıza Zarey, beş ay kaldığı cezaevinden salıverildi.



32 işyerine kilit vuruldu

Pardesüsü kısa olan, başörtülerinden saçları görülen veya kıyafetleri vücut hatlarını belli eden kadınlar ya uyarıldı ya da gözaltına alındı. Yasağı delenlere saçlarını nerede kestirdiği veya kıyafetlerini nerede aldığı soruldu. Sonra da buralara da baskın düzenlendi. Geçen cumartesiden beri 32 mağaza ve berber salonu Batı tarzı oldukları gerekçesiyle kapatıldı. Sadece dünkü kontrollerde, otomobilleri durdurulan 21 kadın kıyafetleri İslam kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle cezalandırıldı. Tüm bunlar olurken, bir genelevde 6 kadın ile toplu seks yaparken basılan Tahran Ahlâk Polisi Şefi Rıza Zarey, beş ay kaldığı cezaevinden salıverildi.

16 Haziran 2008 Pazartesi

Budur...Yılmaz ÖZDİL

Budur...

Yusuf... İzmirli.

Lise mezunu.

İşsiz.


Bir kontör harcadı.

Var Mısın Yok Musun'a katıldı.

Son 2'ye 50 ve 200 bin liralık kutularla girdi... 105 bin liralık teklifi reddetti.

Risk aldı.

Kutusundan 200 bin lira çıktı.

Köşeyi döndü.

*

Yusuf... İzmirli.

Lise mezunu.

Öğrenci.

Ailesi 50 bin lira harcadı.

Yarın ÖSS'ye katılacak.

Son 2'ye dershane ve özel dersle girdi.

Boşver, askere git, tekstil atölyesinde kayıtdışı çalışırsın teklifini reddetti.

Risk aldı.

Kazanırsa, 4 senesi var.

Mezun olduktan sonra işe girmeyi başarırsa, anca asgari ücret alacak, yemese içmese, bir kuruşunu bile harcamasa, 200 bin lirayı toparlaması kaba hesap 33 sene falan sürecek.

*

Yusuf... İzmirli.

Lise mezunu.

İşsiz.

Bir kontör harcadı.

Desti İzdivaç'a katıldı.

Son 2'ye bir dul ve evde kalmış bir kızla girdi... Dulun ölen babasından maaşı var.

Kapatma davası değil, İran operasyonu yigit bulut /yorum -analiz

Başlığa sığmayan cümleyi tekrar yazarak başlayalım; “Türkiye’de siyasetin nasıl şekilleneceğini kapatma davası değil, Amerika’nın İran operasyonu belirleyecek...”

Sevgili dostlar, bu tezi daha önce de sizlere aktarmış ve iddianın açılımında “Türk halkının, yükselen şeriat tehlikesi” eşliğinde, en zoru yaşadıktan sonra, İran’a yönelik bir ABD operasyonuna daha açık destek vereceğini belirtmiştim...

Hâlâ aynı düşüncedeyim; amaç “Türkiye’de bir İslam Devleti kurdurmak” değil, Türk halkına “en kötüyü” gösterip, bu tehlikeyi İran ile “özdeşleştirdikten” sonra, Türkiye’yi “yeni yolda” kullanmak... Bu arada bir not düşeyim; var olan ekonomik trend ABD’nin kesinlikle İran’a saldırmasını gerektiriyor...

Peki bütün bunların “başlık” ile daha net alakasını nasıl kurabiliriz?

Onu da arz edeceğim fakat ilk etapta sizlere Pentagon’a sunulan ve Siyasi işlerden sorumlu savunma müsteşarlığının “RAND CORPORATION’a” hazırlattığı rapordan bazı cümleleri aktarmak istiyorum. Alıntıyı dün VATAN Gazetesi’nde çıkan internet “metninden” yapıyorum...

Ne diyor Amerikalılar? Mesaj çok açık, aynen aktarıyorum;

“...AK Parti’nin başarısının İslami kökleri olan siyasi hareketin gücü’nü gösterdiği savunulan raporda, Refah ve Fazilet gibi selef partilerden çok farklı olduğu belirtiliyor. Raporda, AB yolunda diğer dinlere ait azınlıkların haklarını da içeren reformlar yapıldığına dikkat çekiliyor... RAND raporunda önümüzdeki 10 yılda Türkiye için dört ana muhtemel senaryodan söz ediliyor: AKP’nin ılımlı, AB eğilimli bir yol izlemesi, sinsi İslamlaşma, AKP’nin yargı tarafından kapatılması ve askerî darbe... Rapora göre, AKP kapatılmazsa ve iktidarda kalırsa, laikçileri tahrik edecek ve laik-dindar dengesini değiştirecek icraatlar yönünde bastırma hususunda ‘daha ihtiyatlı’ olacak... Kemalist idareci sınıfın Türkiye’de hâlâ ‘büyük oranda hakim’ olduğu kaydedilen raporda, siyasette dinin kabul edilir rolünü tanımlayan çizgileri aşan herhangi bir hükümet, siyasi gerilime sebebiyet verecek ve muhtemelen askerî müdahaleyi tahrik edecektir...”

Peki bütün bunlardan sonar ana başlığa döner ve sorarsak; İran operasyonu, AKP’nin kapatılma davasından neden daha önemli?

Maddeler halinde aktarayım;
* Varolan ekonomik yapı gereği ABD, ekonomiyi ayakta tutmak için İran’a saldırmak zorunda... Girilen askeri-sanayi kompleks yolundan dönüş yok...

* İran’a saldırı için “Türkiye’nin desteği şart” ve ikinci bir Irak “olayı” ABD tarafından göze alınamaz...

* Erdoğan’lı AKP ile “İran olma yolunda kendini” zorda hisseden Türk Halkı, İran operasyonuna daha net destek verme noktasına itiliyor...

* İran operasyonu olacaksa; ya Erdoğansız bir AKP veya “raporda da geçen” başka seçenekler “tez-antitez” döngüsünde gündeme gelebilir...

* Türkiye’de rejimin geleceği bile ABD’nin İran’a yapacağı bir operasyonda “nasıl daha rahat” edebileceğine bağlı olarak, Amerika tarafından “zorlanacaktır”...

Sevgili dostlar, uzun lafın kısası; her seçenekte bana göre kaybeden tek bir kişi olacak; Erdoğan... Bu yazıyı kesin saklayın, bugün Erdoğan’ın yanında olanların nasıl “alternatif” veya “akil adam” pozunda “ortaya döküleceklerini” göreceksiniz... Yazılabilecek kalıp içinde bu kadar yazabildim...

Sonuç: Erdoğan’ın danışmanları mutlaka vardır, oyunun nereye döndüğünü görüyorlardır ama bir de ben yazayım; bütün oyun “Erdoğansız” bir AKP, olmazsa “Amerika’nın kendini garanti altına alacağı” başka “senaryolara” dönüyor... Ve iddia ediyorum; Türkiye’de siyasetteki gelişmeleri hatta siyaset yapıp yapamayacağımızı dahi İran operasyonunun kaderi belirleyecek...
**********************
Yedinci yüzyılda Çin’de yaşayan Lao Tzu, Taoizm adlı yaşam felsefesinin kurucusu ve bunun en kutsal kitabı olan Tao Te Ching’in yazarıdır.
Taoizm müritlerine doğal ve yalın bir hayat tarzı önerir ve doğanın akışına karşı çıkmamayı tavsiye eder.
Tao Te Ching şiir şeklinde yazılmıştır. Benim akıl olarak vermek istediğim şiirin numarası 126’dır. İngilizceden kendi çevirimle, şöyle diyor:

İnsan dünyaya geldiğinde yumuşak ve esnektir,
İnsan öldüğünde sert ve katıdır,
Bitkiler canlı iken yumuşak ve körpedir,
Bitkiler öldüklerinde çürük ve kurudurlar.
Demek ki sert ve bükülmez olan ölüme aittir,
Yumuşak ve esnek olan hayata aittir.
Sert ve kudretli olanlar yere çakılır,
Mütevazı ve yumuşak olanlar yükseklere çıkar.

Para - borsaile ilgili herşey

sitene html kodları

HTML KODLARI SEÇ BEĞEN

arama motoruna ücretsiz kayıt

URL Submitter - URL Kay�t
Google AllTheWeb BuildTurkey
InfoTiger Rediff ScrubTheWeb
EntireWeb ExactSeek Splatsearch
WhatUseek TrueSearch GigaBlast
-------------------------------------------------------------

ARAMA MOTORLARINA DİREK KAYIT

URL KAYDET. 1. http://search.yahoo.com/info/submit.html Yahoo! Search 2. http://search.msn.com/docs/submit.aspx?FORM=WSDD2 MSN 3. http://www.google.com/intl/en/addurl.html Google 4. http://www.about.com/gi/pages/homehc.htm#c4 About 5. http://www.dmoz.org/add.html Open Directory 6. http://www.accoona.com/submit.html Accoona 7. http://www.exactseek.com/add.html ExactSeek 8. http://www.scrubtheweb.com/addurl.html ScrubTheWeb 9. http://www.snap.com/about/site.php?last_link_type=about Snap 10. http://www.searchsight.com/submit.htm SearchSight 11. http://www.searchit.com/addurl.htm SearchIt 12. http://www.buzzle.com/suggest_basic2.asp Buzzle 13. http://www.entireweb.com/free_submission/ EntireWeb 14. http://www.whatuseek.com/addurl-secondary.shtml What U Seek 15. http://www.ezilon.com/ezilon_url_submission.htm Ezilon 16. http://www.gimpsy.com/gimpsy/searche...check_free.php Gimpsy 17. http://www.dirone.com/add_link_m.php dirOne 18. http://www.websquash.com/cgi-bin/sea...l?Mode=AnonAdd WebSquash 19. http://www.abilogic.com/how-to-suggest-a-site.php AbiLogic 20. http://addurl.amfibi.com/ Amfibi 21. http://www.01webdirectory.com/submit.htm 01WebDirectory 22. http://www.netinsert.com/en/insert.html NetInsert 23. http://www.mavicanet.com/ MavicaNET 24. http://www.searchhippo.com/addlink.php SearchHippo 25. http://www.worldsiteindex.com/ World Site Index 26. http://www.dailyorbit.com/add.htm DailyOrbit 27. http://www.nationaldirectory.com/addurl/ NationalDirectory 28. http://www.tygo.com/websites/FreeSubmitURL.aspx TYGO 29. http://www.mixcat.com/addurl.php MixCat 30. http://www.aeiwi.com/submit.html Aeiwi 31. http://www.illumirate.com/add_your_site_exp.cfm IllumiRate 32. http://www.infotiger.com/addurl.html Info Tiger 33. http://www.towersearch.com/addurl.php TowerSearch 34. http://www.splatsearch.com/submit.html SplatSearch 35. http://www.subjex.net/submit_url.html Subjex 36. http://www.qango.com/dir/addurl.html Qango 37. http://www.zeezo.com/Listings/New.aspx Zeezo 38. http://www.canlinks.net/addalink/ CanLinks 39. http://www.webbieworld.com/signup.asp WebbieWorld 40. http://www.searchking.com/add_new.htm SearchKing 41. http://www.amray.com/cgi/amray/addurl.cgi AMRAY 42. http://www.go4.it/listing.asp Go4.it 43. http://www.cipinet.com/addurl.html Cipinet 44. http://www.hedir.com/submit-help.html Hedir 45. http://www.walhello.com/addlinkgl.html Walhello 46. http://www.linketeria.com/submitsite.htm Linketeria 47. http://www.claymont.com/login/login.asp?img=y Claymont 48. http://www.jdgo.com/add.html JDGO 49. http://www.spheri.com/tc143as.php?sid=0 Sphericom 50. http://www.kaspie.com/web.html Kaspie