Bu Blogda Ara

ampul hürriyet tufan türenç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ampul hürriyet tufan türenç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2008 Perşembe

Rektörden şok iddia: Türkiye 2 yıl içinde bölünür

Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, ''Türkiye'de şu an devleti ve toplumu bir arada tutan bütün ayaklara yönelik direkt bir saldırı var'' dedi.

Görev yaptığı üniversitenin yatırım programıyla ilgili olarak Erzurum'da bulunan Prof. Dr. Arıboğan düzenlediği basın toplantısında, son dönemde yaşananlarla Türkiye'nin bir kaosa sürüklendiğini iddia etti.

AK Parti'nin kapatılma davası karşılığında Ergenekon operasyonu gibi görünen devlet içi çatışmanın aslında olayın sadece görünen kısmı olduğunu öne süren Arıboğan, ''Bunların olayın özünü sakladığı inancındayım. Önümüzdeki dönemde Türkiye çok temel bir sorunla karşı karşıya kalacaktır. Önümüzdeki dönemde Kürt sorununun çok ciddi bir şekilde Türkiye'nin gündemine gireceğini düşünüyorum'' dedi.

'DEVLETİN BACAKLARI KIRILDI'

Türkiye'nin çok zor bir dönem geçirdiğini ifade eden Arıboğan, şu iddialarda bulundu:

''Genel görünüme baktığımızda Türkiye'de bir devleti oluşturan bütün bacakların kırıldığını görebiliriz. Türkiyede yargı sistemi iflas etmiştir. Yargı erklerin en kuvvetlisi olarak tanımlanmaktadır. Yargı şu an şaibe altındadır. Yargı şu an siyasallaşmıştır. Yasama, yani Meclis iradesinin üzerinde kapatma gölgesi vardır. Bunun dışında da AK Parti'nin yürütmesi açısından Başbakan ve onunla birlikte partinin en önemli kadrolarının tasfiyesi söz konusudur. Lider potansiyeli olanlar bu 71 kişilik listesinin içindedir. Devletin hukuk sistemi iflas ettiğinde, devletin Meclisi, devletin hükümeti iflas ettiğinde ordusunun ne vaziyette olduğuna bakmak gerekir. Orduyu kıpırdayamaz duruma getirmiş durumdalar şu anda.''

DİNE 'İRTİCA' YAFTASI

Ülkenin en önemli yapıştırıcılarından birisi olan dinin, tamamen irtica ve şeriatla örtüştürüldüğünü de öne süren Arıboğan, ''Türkiye'de şu an devleti ve toplumu bir arada tutan bütün ayaklara yönelik direkt bir saldırı var. Devlet çökmek üzeredir'' iddiasında bulundu.

'ASKERİ DARBE YAŞANABİLİR'

Böyle bir çöküşten kaos veya askeri darbenin çıkmasının bekleneceğini savunan Arıboğan, ''Her iki durumda da ortaya çıkacak görüntü çok nettir. Türkiye'de askeri bir yönetim iktidara gelirse, istikrarlı ve demokratik bir yönetim sağlasalar bile, uluslararası kamuoyu gözünde bu bir askeri yönetim olacaktır. Bir Kürt devletinin kurulması anormal derecede kolaylaşacaktır'' görüşünü öne sürdü.

ADIM ADIM 'KÜRT DEVLETİ'NE DOĞRU

Arıboğan, ''Eğer devlet kendi içinde çatışmaya giderse Türkiye'nin bölünmesi ve Kürt devletinin ortaya çıkması 2 yıl sürmez. Şu gidiş ne devletin içinde temizlik, ne AK Parti'nin kapatılması, ne de laik anti laik çatışmasıdır; bu Kürt devletinin kuruluş aşamalarıdır. Türkiye'de çok ciddi bir uluslararası bir operasyon var şu anda. Adım adım Kürt devletine doğru gidiliyor'' diye konuştu.

'DTP KAPATILIRSA İLLEGALİTE MEŞRULAŞIR'

Yaşanan sorunların önümüzdeki günlerde tamamen Kürt sorununa bağlanacağını öne süren Arıboğan, ''Nevruz hadiseleri basit bir şey değil. Türkiye'nin artık bunlarla uğraşması lazım'' dedi.

DTP'nin kapatılmasının da çok olumsuz etkileri olacağını öne süren Arıboğan, ''Legal yöntemler kapatıldıktan sonra illegalite meşruiyet kazanacaktır. 'Bakın görüyorsunuz partimizi kapatıyorlar' deyip bunu da provoke edeceklerdir'' şeklinde konuştu.


26.03.2008

18 Eylül 2007 Salı

çizgiler/bir şiir

Küçük istavritin öyküsü..

Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp
Hızla atıldı çapariye
Önce müthiş bir acı duydu dudağında
Gümbür gümbür oldu yüreği
Sonra hızla çekildi yukarıya

Aslında hep merak etmişti
Denizlerin üstünü
Neye benzerdi acep gökyüzü
Bir yanda büyük bir merak
Bir yanda ölüm korkusu

"Dudağı yarıklar" denir, şanslıdır onlar
Hani görüp de gökyüzünü, insanı
Oltadan son anda kurtulanlar
Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu
Küçük istavrit anladı yolun sonu

Koca denizlere sığmazdı yüreği
Oysa şimdi yüzerken
Küçücük yeşil leğende
Cansız uzanıvermiş dostlarına
Değiyordu minik yüzgeci

İnsanlar gelip geçtiler önünden
Bir kedi yalanarak baktı gökyüzünün içine
Yavaşça karardı dünya
Başı da dönüyordu
Son bir kez düşündü derin maviyi
Beyaz mercanı bir de yeşil yosunu

İşte tam o anda eğilip aldım onu
Yürüdüm deniz kenarına
Bir öpücük kondurdum başına
İki damla gözyaşından ibaret
Sade bir törenle saldım denizin sularına

Bir an öylece baka-kaldı
Sonra sevinçle dibe daldı
Gitti, tüm kederimi söküp atarak
Teşekkürü de ihmal etmemişti
Birkaç değerli pulunu elime avuçlarıma bırakarak

Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme
Sorar gibiydiler neden yaptın bunu niye
"Bir gün dedim bulursam kendimi
Yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz
Son ana kadar hep bir umudum olsun diye"
alıntı//






5 Eylül 2007 Çarşamba

Abra kadabra.../yılmaz özdil

Abra kadabra...


1+1 kaç eder?

2 diyenler yanıldı.


Bundan sonra 11...

*

Çünkü, Sanayi Bakanımız Zafer Çağlayan’ın, hayata geçireceği projeler için bulduğu slogan bu:

"1 + 1 = 11..."

*

Bana sorarsanız, AKP’nin en başarılı bakanı, o olacak...

Belli ki, hükümetimizin "aritmetik şaheserleri"ni en iyi o etüt etmiş.

*

Mesela, dolar...

1 milyon 300 bin liraydı.

At 6 sıfırı...

1.3 lira.

Düştü mü?

Düştü.

*

Veya işsizlik...

Yeni moda çıkardılar, "iş bulma umudun var mı?" diye soruyorlar işsizlere...

"Hálá var" dersen, işşizsin.

"Yok abi, nerdeee" dersen, seni işsiz sayısından düşüyorlar.

Bu sayede ne olmuş oluyor?

İşsiz sayısı artarken, işsizlik oranı azalan tek ülke, burası olmuş oluyor.

*

Milli gelir desen...

Rahmi Koç’un maaşıyla senin maaşı topla, sonra da bulduğun rakamı 2’ye böl... Senin kişi başına düşen milli gelir işte o!

Arttı mı?

Arttı.

Rahmi Koç düşünsün...

*

Peki ya AB?

1 defa girdik.

1 sefer daha girdik.

Ne etti birader?

2 kere!

Yazın kar lastiğini...

Kışın plaj şemsiyesini hesapla...

Enflasyon, tek hane!

Faiz haram, de...

Dünyanın en yüksek faizini ver.

*

İHRACATI BÖYLE SÖYLE.

İthalatı böyle söyle.

*

Mandrake, değil il başkanı, muhtar bile olamaz bunların yanında, muhtar bile... Bakın onun yardımcısı Abdullah, hálá şapkadan tavşan çıkarıcam diye uğraşıyor; bunların yardımcısı Abdullah, Cumhurbaşkanı oldu bile!

*

"Nüfusun yüzde 84’ü oy kullandı. Yüzde 16’sı kullanmadı. AKP bu yüzde 84’ün yüzde 47’sini aldı. Yüzde 100 üzerinden hesap yaparsanız, bizim oyumuz yüzde 55.4’e tekabül eder... Kusura bakmasınlar, biz bu hesapları iyi biliyoruz."

Kim dedi bunu?

Başbakan...

AKP’yi istemeyenlerin oranı?

Yüzde 53.

Geçti mi yüzde 53’ü?

Geçti.

*

Onun için AKP’nin en başarılı bakanı olacak Zafer Çağlayan...

1 + 1 = 111 demediğine şükredin.

2 Eylül 2007 Pazar

pazar nesesi

Temel ve aslan

TEMEL, hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış.

- Hoop dur ne yapıyorsun? Orası aslan kafesi

diye bağırmışlar. Temel geri dönmüş;

- Sanki aslaninuzu yeduk!..



Hasta Fenerbahçeli

HASTA FB’li olan kocasının, kendisine karşı ilgisizliğinden yakınan kadın, psikiyatra gitmiş.

- Eşimin gözü, Fenerbahçe’den başka bir şeyi görmüyor. Hafta sonu maçlarına gidiyor. Akşamları TV’de ya spor saatlerini izliyor ya da gazetelerin spor sayfalarını okuyor. Sonra da yatıp uyuyor. Ben var mıyım, yok muyum hiç farkında değil. Bana ne tavsiye edersiniz?

- Çözümü gayet basit. Akşam yatağa girdiğinizde, rakip takımın formasını giyin ve eşinizi bekleyin...

Aradan bir ay geçmiş, aynı kadın yine morali bozuk şekilde, psikiyatra gitmiş;

- Öneriniz üzerine, dediğinizi yaptım. Rakip takımın formasını gören eşim, aniden canavarlaştı. İlgisi, tahmin edemeyeceğiniz kadar arttı. Sabaha kadar beni perişan ediyor. Bu kez de aşırı ilgisinden şikayetçiyim. Bana ne tavsiye edersiniz?

- Bunun çözümü de çok basit. Akşam yatağa girerken, Fenerbahçe formasını giyin.

Kadın akşam yatağa girerken FB formasını giymiş. Eşi yatak odasına girdiğinde, bir de bakmış ki eşinin üzerinde FB forması var. Gülümseyerek konuşmuş;

- Gördün mü; biz işte adamı, böyle Fenerbahçeli yaparız...

Beşiktaş-Galatasaray

ADAM Beşiktaş-Galatasaray maçına zar zor bilet bulmuş, kalabalık seyirci arasından tribünde yerine oturmuş. Aradaki boş koltuğu görünce, onun yanında oturan adama sormuş;

"Afedersiniz burası boş mu?"

"Maalesef boş" demiş adam, "Orası rahmetli karıma ait, 1980’den beri her derbiye birlikte gelirdik..."

"Vah vah çok üzüldüm. Bari yer boş kalmasaydı, bir arkadaşınızı, yakınınızı getirseydiniz hiç olmazsa..."

"Mümkün değil... Şu anda hepsi karımın cenaze töreninde..."


Üç çeşit dost

BAKİ’ye dostları, "kaç çeşit dost olduğunu" sorarlar. Baki "üç çeşit dost vardır" der;

1- Bir dost vardır, gıda gibidir, sen onu her gün ararsın.

2- Bir dost vardır, ilaç gibidir, gereğinde ararsın.

3- Bir dost daha vardır, hastalık gibidir, o seni arar!..

Günün Sözü

Hayatı yaşamanın iki yolu var. Biri hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak. Diğeri her şey mucizeymiş gibi yaşamak...

Albert Einstein

18 Ağustos 2007 Cumartesi

kırgınız /bekir çoşkun/hürryety


Doğrusunu isterseniz hepimiz kırgınız. Aklı başında yurttaşlar, beyni satılık olmayan aydınlar, siz, ben, askerler... Hepimiz kırgınız. 22 Temmuz’dan bu yana, Atatürk Türkiye’sine karşı işlenmiş bir ulusal vefasızlığı içimize sindiremiyoruz. Bu toplumun neredeyse yarısının oyları ile Türkiye "ılımlı İslam" rejimini kurmak isteyenlere teslim edildi. Atatürkçülük, cumhuriyetçilik, devrim ilkelerini savunmak bir anda suç oluverdi. Artık 235’inin eşi türbanlı bir parlamentomuz var. O parlamentonun oyları ile laik cumhuriyetin sembolü Çankaya’ya, siyasi İslam’ın sembolü türban çıkıyor. * Genelkurmay Başkanı ne yapsın? Bence hem bu büyük ihanetten, hem sivillerin görevlerini yapmamalarından, hem de ikide bir askeri zorlamalarından üzgün. Bu yüzden soranlara yanıt veriyordur: "Dükkán kapalı..."

7 Ağustos 2007 Salı

Prof. Dr. Hikmet Özdemir tarafından yazılan "Komutan ve Evlatları".

Bülent çiziyor




emin çölaşan

SEVGİLİ okuyucularım, bugün size mutlaka okumanız gerektiğine inandığım çok güzel ve çok ilginç bir kitaptan daha söz edeceğim.

Prof. Dr. Hikmet Özdemir tarafından yazılan "Komutan ve Evlatları".

Bu kitabı, haberlerini her gün medyadan izlediğimiz ANKA Ajansı, bir kültür yayını olarak çıkarmış. (www.ankaajansi.com.)

Kitap, Çanakkale cephesinde önce 19. Tümen komutanı, sonra da Kolordu düzeyinde Anafartalar Grubu Komutanı olarak görev yapan Yarbay Mustafa Kemal’i belgelerle, Türk ve yabancı kaynaklardan alıntılarla anlatıyor.

O Çanakkale cephesi ki, Birinci Dünya Savaşı’nda dört yıl boyunca yenilmediğimiz tek cephe olarak tarihte yerini almış durumda.

Galiçya, Kafkas, Doğu Anadolu, Suriye, Irak, Filistin cephelerinin tümünde yenildik ve 1918 yılında teslim anlaşmasını imzaladık. Düşman orduları sadece Çanakkale’yi geçemeyip geri çekildi.

Yarbay Mustafa Kemal, Çanakkale cephesinde sadece düşman ordularıyla değil, kendi çıkarları için Mehmetçiği harcamaya kalkışan müttefikimiz Alman komutanlarla da boğuştu ve emirlerine karşı çıktı.

* * *

İsmi düşman ülkelerin raporlarında, düşmanlarının kitaplarında sık sık yer aldı. Sir Winston Churchill, 1923 yılında yayınlanan kitabında şöyle diyordu:

"Mustafa Kemal 9 Ağustos günü Anafartalar’daki başarılı harekátından sonra geceyi, bu paha biçilmez sırtı alma hazırlığı içinde büyük çaba harcayarak geçirmiştir. Bizzat yönettiği şiddetli baskın hücumu ile bu dar bölgede yerleşmiş olan bin kişilik İngiliz kuvvetini yok etmiştir. Türkler Conkbayırı’nı aşmışlar ve zaferin sonuna kadar da orada kalmışlardır.

Bu başarı, perdeyi kapatan olaydır."

Cumhuriyet kurulmuş ve Atatürk Cumhurbaşkanı olmuştu. O zaman bile geçmişin düşmanları makamına geliyor ve Çanakkale olayı masalara haritalar serilerek tartışılıyordu.

* * *

Yıl 1934. İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, düşman askerlerinin 162 bin ölüsüne karşın bizim yaklaşık 110 bin şehit verdiğimiz Çanakkale savaşlarının yıldönümü için yöreye gidecek ve dünyaya hitap eden bir nutuk söyleyecek. Atatürk bu olayı önemsiyor...

Ve Şükrü Kaya’yı yanına çağırıp direktif veriyor:

"Orada güzel bir nutuk vereceksin. Aziz şehitlerimizi de ziyaret edeceksin. Yalnız, nasıl bir nutuk söyleyeceksin? Ben söyleyeyim. Mehmetçik abidesinin başında dilinin bütün talakatıyla (açıklığı ile) konuşacaksın. Siz göğüslerinizi çelik kalelere siper etmeseydiniz bu doğa aşılır, İstanbul işgal edilir, vatan toprakları istilaya uğrardı diyeceksin. Hayır, hayır... Sen dünyaya da hitap edeceksin. Çanakkale’de yalnız bizim şehitlerimizi değil, bu toprak üstünde kanlarını döken insanları da, o kahraman savaşçıları da hürmetle, saygıyla anacaksın..."

Ve Atatürk, Şükrü Kaya’ya bizzat el yazısıyla hazırladığı bir not iletti ve ekledi:

"Bunu orada aynen okuyacaksın."

El yazılı notunu İçişleri Bakanı’na verdi ve bir zamanlar savaştığı düşman askerleri için yazdığı bu sözler Atatürk adına Çanakkale’de okundu, tarihe altın harflerle geçti:

"Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz.

Sizler Mehmetçiklerle koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan (İngiltere, Fransa, Hindistan, Nepal, Afrika, Yeni Zelanda, Avustralya) evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır.

Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

Prof. Dr. Hikmet Özdemir dört dörtlük, belgelerden ve yerli yabancı devlet arşivlerinden oluşan bir kitap yazmış, Çanakkale cephesinde komutan Atatürk ve onun evlatları olan Mehmetçiği anlatmış.

Ellerine sağlık.

Bu kitabı lütfen okuyunuz.

13 Temmuz 2007 Cuma

İçi bizi yakıyor, dışı yabancıları serinletiyor,Şükrü KIZILOT

Şükrü KIZILOT
İçi bizi yakıyor, dışı yabancıları serinletiyor

BAŞLIĞA bakıp, bilmece sorduğumuzu düşünmeyin.

Türkiye ekonomisinin üç temel sorunundan biri olan sıcak paradan söz ediyoruz. Bazıları "sıcak para" deyince, bunu "sıcak ekmek" gibi anlıyor ve "Sıcak sıcak para gelmiş. Bunun neresi sorun?" diye düşünüyorlar. Önce bu deyimin tam karşılığının "emanet para" olduğunu belirtelim.

Yabancılar, yıllardır Türkiye'ye oluk oluk para getiriyorlar. Tablo-I'de ayrıntısı verilen 88 milyar dolar civarındaki bu parayı, YTL'ye çevirip Hazine bonosu, Devlet tahvili ve mevduata yatırıyor ya da borsada değerlendiriyorlar. Ardından da döviz cinsinden yüzde 20 civarında getiri sağlıyorlar (Tablo-II). Oysa, paralarını ülkelerinde değerlendirseler; bono ya da mevduat faizi olarak yüzde 2 4 arasında getiri sağlayacaklar.


ÜSTELİK VERGİ DE YOK

Başlangıçta yabancıların Türkiye'de elde ettikleri bono-tahvil ve borsa kazançları, vergiye tabi idi. Yaklaşık 4.5 milyar dolar para çıkışının olduğu, doların da 1,31 YTL'den 1,58 YTL'ye zıpladığı 2006 yılı mayıs ayındaki "mini kriz" sırasında yabancılar, o tarihte yüzde 15 olan stopajın, sıfırlanmasını istediler. Ardından, bir anlamda kapitülasyon verilerek, Temmuz 2006'da stopaj (vergi kesintisi) sıfırlandı. Türklerden ise vergi alınmaya devam edildi.

O gün bugün yabancılar, Tablo-III'te de görüldüğü gibi, Türkiye'de dünyanın en yüksek faizini elde ettiler ve bir YTL dahi vergi ödemediler. Hálá da ödemiyorlar.

YA KUR YÜKSELİRSE?

Geçen hafta Financial Times, YTL'nin yüzde 65 aşırı değerli olduğunu belirterek, "küresel deflasyonist bir çöküş"e dikkati çekti. Şu anda yabancılar, döviz kurunun düşük kalması hatta düşmesi nedeniyle, "bir taşla iki kuş" vurup, faizden ve kurdan kazanıyorlar.

Ancak, bir gün şemsiye tersine dönüp, kurlar yükseldiğinde, yabancılar için Türkiye cazibesini kaybedecek. İşte o zaman olanlar olacak. Şu anda 88 milyar dolar olan paranın, paniklemesi durumunda, ekonomi allak bullak olacak.

Türkiye ekonomisinin kaçınılmaz sonu maalesef bu...

25 Haziran 2007 Pazartesi

Farkında mısınız Türkiye hızla kan kaybediyor

Tufan TÜRENÇ


Farkında mısınız Türkiye hızla kan kaybediyor


1- Bankacılıkta yabancı payı yüzde 42’ye yükseldi. 14 banka yabancıların oldu.

Acaba öteki ülkelerde durum nasıl? Oralardaki bankacılık sistemindeki yabancı payı ne kadar?

Liste şöyle:

Almanya’da yüzde 5, İtalya’da yüzde 8, Hollanda’da yüzde 11, İspanya’da yüzde 10, Danimarka’da yüzde 17, Avusturya ile Fransa’da yüzde 19.

Avrupa Birliği’nin bütün uyarılarına karşın Avrupa’nın gelişmiş ülkeleri bankacılıkta yabancıların payının yüzde 20’yi geçmesine izin vermiyor.

2- Borsa’da işlem gören hisse senetlerinin yüzde 70’i yabancıların elinde.

Yabancılar ellerindeki dövizleri Türkiye’ye getirip Türk parasına çeviriyorlar ve borsaya yatırıyorlar. Elde edilen kazanç tekrar dövize çevrilip yurtdışına çıkıyor.

3- Yabancı yatırımcılar hazine bono ve tahvillerinin yüzde 23’üne sahip.

Türkiye dünyanın en yüksek faiz veren ülkesi. Yabancı yatırımcı bu yüksek faizlerden büyük kárlar sağlıyorlar. (Ekonomide bunlara sıcak para deniyor.)

4- Sigorta şirketlerinin de yarıdan fazlasını yabancı şirketler satın aldı. Bu piyasada yabancıların payı yüzde 40’ı geçti.

* * *

Devam edelim.

Güngör Uras’ın verdiği şu liste de çok ilginç:

Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşunun toplam satışının yüzde 42.5’ini yabancı sermayeli şirketler yapıyor.

Toplam kárın yüzde 44.4’ünü yabancı sermayeli şirketler elde ediyor.

Toplam ihracatın yüzde 49’unu yabancı sermayeli şirketler yapıyor.

Bu rakamlar bazı şeylerin doğru olmadığını gösteriyor.

Türk insanının bin bir emekle ve özveriyle yarattığı kuruluşlar tek tek elden çıkıyor.

Şimdi de Migros ve Tansaş sırada.

Hiç kuşkusuz yabancı sermayenin Türkiye’ye yönelmesi sevindirici.

Kalkınmamız için de gerekli.

Ancak yabancıların bizim en kárlı, en verimli şirketlerimizi satın almalarında tıpkı öteki ülkelerin koyduğu gibi bazı sınırlar olması gerekir.

Yabancı sermaye sadece hazıra konmamalı, yeni yatırımlar için gelmeli. Yeni işgücü ve ihracat potansiyeli yaratmalı.

Ama AKP iktidarı böyle bir duyarlılık içinde görünmüyor, günü kurtarmaya bakıyor.

* * *

AKP lideri bu konularda ekonomistlerin uyarılarına aldırmıyor.

353 milletvekiliyle cumhurbaşkanı seçtirememenin öfkesiyle meydanlarda halkı tehdit ediyor.

"Bana 367’nin üzerinde bir rakamla yetki verin yoksa seçimden sonra cumhurbaşkanlığı seçiminde kriz çıkar" diyor.

Halkı krizle korkutan Başbakan şunu söylemek istiyor:

"Ben seçimden sonra da uzlaşma aramayacağım. Öteki partiler benim adayımı desteklemezse kriz çıkar. Bundan da onlar sorumlu olurlar."

Oysa Anayasa cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşma mantığı arıyor.

Ama AKP bu mantığı kabul etmiyor.

"İlle dindar bir cumhurbaşkanı seçeceğim" inadını sürdürüyor.

Anlaşılan seçimlerden sonra yine gergin ve tatsız günler yaşayacağız.

Yine kısır tartışmalarla havanda su döveceğiz.

Bu arada varımız yoğumuz yabancılara satılıyormuş...

Ülkenin büyük emeklerle yaratılan bankaları, ticari ve sanayi kuruluşları tek tek elimizden çıkıyormuş...

Kimin umurunda.

Para - borsaile ilgili herşey

sitene html kodları

HTML KODLARI SEÇ BEĞEN

arama motoruna ücretsiz kayıt

URL Submitter - URL Kay�t
Google AllTheWeb BuildTurkey
InfoTiger Rediff ScrubTheWeb
EntireWeb ExactSeek Splatsearch
WhatUseek TrueSearch GigaBlast
-------------------------------------------------------------

ARAMA MOTORLARINA DİREK KAYIT

URL KAYDET. 1. http://search.yahoo.com/info/submit.html Yahoo! Search 2. http://search.msn.com/docs/submit.aspx?FORM=WSDD2 MSN 3. http://www.google.com/intl/en/addurl.html Google 4. http://www.about.com/gi/pages/homehc.htm#c4 About 5. http://www.dmoz.org/add.html Open Directory 6. http://www.accoona.com/submit.html Accoona 7. http://www.exactseek.com/add.html ExactSeek 8. http://www.scrubtheweb.com/addurl.html ScrubTheWeb 9. http://www.snap.com/about/site.php?last_link_type=about Snap 10. http://www.searchsight.com/submit.htm SearchSight 11. http://www.searchit.com/addurl.htm SearchIt 12. http://www.buzzle.com/suggest_basic2.asp Buzzle 13. http://www.entireweb.com/free_submission/ EntireWeb 14. http://www.whatuseek.com/addurl-secondary.shtml What U Seek 15. http://www.ezilon.com/ezilon_url_submission.htm Ezilon 16. http://www.gimpsy.com/gimpsy/searche...check_free.php Gimpsy 17. http://www.dirone.com/add_link_m.php dirOne 18. http://www.websquash.com/cgi-bin/sea...l?Mode=AnonAdd WebSquash 19. http://www.abilogic.com/how-to-suggest-a-site.php AbiLogic 20. http://addurl.amfibi.com/ Amfibi 21. http://www.01webdirectory.com/submit.htm 01WebDirectory 22. http://www.netinsert.com/en/insert.html NetInsert 23. http://www.mavicanet.com/ MavicaNET 24. http://www.searchhippo.com/addlink.php SearchHippo 25. http://www.worldsiteindex.com/ World Site Index 26. http://www.dailyorbit.com/add.htm DailyOrbit 27. http://www.nationaldirectory.com/addurl/ NationalDirectory 28. http://www.tygo.com/websites/FreeSubmitURL.aspx TYGO 29. http://www.mixcat.com/addurl.php MixCat 30. http://www.aeiwi.com/submit.html Aeiwi 31. http://www.illumirate.com/add_your_site_exp.cfm IllumiRate 32. http://www.infotiger.com/addurl.html Info Tiger 33. http://www.towersearch.com/addurl.php TowerSearch 34. http://www.splatsearch.com/submit.html SplatSearch 35. http://www.subjex.net/submit_url.html Subjex 36. http://www.qango.com/dir/addurl.html Qango 37. http://www.zeezo.com/Listings/New.aspx Zeezo 38. http://www.canlinks.net/addalink/ CanLinks 39. http://www.webbieworld.com/signup.asp WebbieWorld 40. http://www.searchking.com/add_new.htm SearchKing 41. http://www.amray.com/cgi/amray/addurl.cgi AMRAY 42. http://www.go4.it/listing.asp Go4.it 43. http://www.cipinet.com/addurl.html Cipinet 44. http://www.hedir.com/submit-help.html Hedir 45. http://www.walhello.com/addlinkgl.html Walhello 46. http://www.linketeria.com/submitsite.htm Linketeria 47. http://www.claymont.com/login/login.asp?img=y Claymont 48. http://www.jdgo.com/add.html JDGO 49. http://www.spheri.com/tc143as.php?sid=0 Sphericom 50. http://www.kaspie.com/web.html Kaspie