neseli..
Teksas şapkalarını bilir misiniz?.. "Ten gallon hat" derler.. 40 litrelik şapka.. Teksas'ın büyüklüğünün ifadesidir. Ve de büyük Teksas'ta herşey de büyüktür. İddia bu.. İşte böyle ten gallon hatli, kendisi de insan azmanı bir Teksaslı, New York'ta işlerini bitirmiş, otelden önce bir bara uğramış.. Barın ötesinde bir enfes sarışın.. Uzaktan bakışmalar, Teksaslının bir içki ısmarlaması, yan yana taburelere oturmalar ve sohbet açılmış.. İlerlemiş.. Kadının kafasında Teksas'ta herşeyin büyük olduğu iddiası var ya.. Bu dev Teksaslı'nın şapkası gibi başka şeyleri de büyük olabilir mi acaba, merakı ve heyecanı da işin içine girince, sohbete otel odasında devam kararı alınmış. Girmişler içeri.. Teksaslı büyük şapkasını çıkarmış.. Büyük ceketini çıkarmış. Büyük gömleğini, büyük pantalonunu çıkarmış.. Büyük çamaşırlarını da çıkarınca, kadının keyfi iyice yerine gelmiş.. Teksaslı'nın merak ettiğ yeri, merak ettiğinden de büyükmüş çünkü.. Yatağa girmişler.. .......... Biraz sonra sigaralar yakılmış, Teksaslı bir nefes çekmiş, sarışına dönmüş.. "Bayan, siz Teksas'ın neresindensiniz?.."
tebessüm..
Komşusu hocanın özene bezene sakladığı, üzeri oymalı, işlemeli antika kazanını ödünç istemiş.. "Bir aşure kaynatıp getireceğim" diye.. Günler geçmiş, haftalar geçmiş, aylar geçmiş.. Ne komşu var ortada, ne kazan.. Sonunda bir gün komşu elinde kazan hocanın kapısını çalmış.. Çalmış da.. Kazan kazanlıktan çıkmış.. Bütün kalayları dökülmüş.. Bir sapı kopmuş.. Oraya buraya çarpmaktan eğri büğrü olmuş.. En beteri de, dibinde kocaman bir delik.. Komşu öbür elindeki tencereyi hocaya uzatmış, sırıtarak.. "Hocam" demiş, "Bak.. Senin kazan doğurdu.." "Doğurur tabii hayvan herif" diye öfke ile bağırmış, hoca.. "Baksana.. Kazanın ırzına geçmişsiniz.."
neşeli...
Ünlü tiyatro oyuncusu Sacha Guitry, genç ve güzel bir hanıma ilgi duymuş. Hanım naz etmiş: -Kalbimin sahibi var. -Yavrum, demiş Guitry, ben o kadar yükseğe çıkmak niyetinde değilim...
***
tebessüm..hıncal uluctan
Eşimle yeni açılan hipermarketin katlarını gezerken kendimi çeşitli müzik aletlerinin sergilendiği rafların arasında buldum.. Flütlere, gitarlara, tumbalara bakarken pırıl pırıl parlayan kromaj kaplı çelikten yapılma yukarıdan aşağıya gerili 45 teli olan, 'ağız arp'i olduğunu tahmin ettiğim aleti elime aldım, dudaklarıma bastırıp dilimle tellere dokunarak çıkaracağı sesi dinlemeye çalıştım, uzaktan beni görüp koşarak yanıma gelen karım "Ne yapıyorsun?.." diye sordu, "Haşlanmış yumurta dilimleme aleti ile ne yapıyorsun?.."
Türkiye'nin her şehrine ve dünyanın her ülkesine online çiçek siparişi verebilirsiniz