Bu Blogda Ara

10 Kasım 2010 Çarşamba

Kemal Atatürk /yılmaz özdil 10/11/2010


Kemal Atatürk





Ekim 2007, İzmir.
Alsancak’ın en meşhur dövmecisi Köprüaltı’na gençten biri girer, kolunu sıyırır, dirseğine doğru Mustafa Kemal’in imzası vardır, bir bankada çalıştığını, bu dövme yüzünden işten atılmakla tehdit edildiğini anlatır, tırsmıştır, ekmek parası filan diye ağlar, “silin” der.

*

Hep söylerim, ekmek parası diye ağlayanın maaşını, tavuk gibi buğdayla ödeyeceksin!

*

Adeta bomba düşer dövmeci dükkânına... “Bu gördüğün eller Atatürk’ü yazar, Atatürk’ü silmez” deyip, kapı dışarı ederler. Ve, internet sitelerinden alenen duyururlar: “Ey ahali, madem öyle işte böyle, bugünden itibaren burada, Atatürk’ün imzası bedava!”

*

İlk kim, nerede yazdırdı bilmiyorum ama, Atatürk imzasının furya haline gelmesinin miladı, bu olaydır.

*

Bir ödlek geri adım attı...
On binlerce cesur öne çıktı.

*

Atatürk’e sövme modası...

Dövme modası yarattı.

*

Köprüaltı örnek oldu, İzmir’de yapılan Atatürk dövmesi, 50 bini aştı. Yetişemiyorlar, her gün 30-40 kişi kazıyor vücuduna... Omuzuna, bileğine, iman tahtasına, kalbinin üstüne... Doktor var, avukat var, öğrenci, dekan, ev kadınları var. İstanbul’da patladı... Ankara, Antalya, Bursa, Trabzon, Muğla, Eskişehir dövmecileri artık neredeyse sadece bu imzayı kazıyor. 29 Ekim’lerde, 10 Kasım’larda Mustafa Kemal için ücretsiz çalışan 200’ün üstünde dövmeci var.

*

Dini gerekçelerle dövme yaptırmayan, otomobiline yapıştırıyor. Taksilerin camlarında... Motosikletine, hatta, bebe arabasına yazdıranı görüyoruz. Atatürk imzalı küpe kulaklarda, rozet yakalarda.

*

Ölümünün üzerinden taaa 72 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?

*

Neymiş, işten atarlarmış...
Bizim işimiz Atatürk.

*

Memleketimin güzel kadınları, giydirin çocuklarınızı güzel güzel, doğum günüdür bugün... Çünkü, her 10 Kasım, aslında 19 Mayıs’tır... Cumhuriyet dediğin, korkak babalar tarafından kaybedilir, yürekli evlatları tarafından geri alınır.

Mustafa Kemal, ilebelet payidardır.

Atatürk, vergi ve ekonomi -şükrü kızılot-10/11/2010

Atatürk, vergi ve ekonomi


ATATÜRK, yurt gezilerinden birinde, tarlasında çift süren bir çiftçi ile karşılaşır.

- Kolay gele, bereketli ola Ağa...
- Allah razı olsun Bey...
- Hayrola Ağa, öküzün tekine ne oldu?
- Devlete vergi borcumuz vardı bey, icra kapımızı çalınca çaresiz kaldık, koca öküzü satıp borcumuzu ödedik.
- Sağlık olsun ağa...
diyerek, konuşmasını kısa keser.
Çiftçinin adının Halil Ağa olduğunu öğrenen Atatürk; Salih Bozok’u yanına çağırır;
-  Salih, yarın sabah git Halil Ağa’yı bul, bana getir. Benim kim olduğumu sorarsa, bizim bey seni bir kahve içmeye çağırıyor de...
Ertesi gün; Salih Bozok, Halil Ağa’yı bulur ve Atatürk’ün yanına getirir. Atatürk Halil Ağa’ya dönerek; “Halil Ağa, anlat şu vergi işini bir daha” der.
İCRAYLA SATILAN ÖKÜZ
Halil Ağa, tekrar anlatır. Atatürk kaşlarını çatarak İsmet Paşa ve Şükrü Kaya’ya dönerek;
- Arkadaşlar, biz İstiklal Savaşı’nı Halil Ağa’nın öküzünü icra yoluyla satalım diye yapmadık. Vatandaşı böyle mi koruyacağız? Gerekirse vergi borcu ertelenebilir. Köylünün çift sürdüğü öküzü elinden alınmaz.
Bu konuşma üzerine, olayı fark eden Halil Ağa Atatürk’e dönerek;
- Sen Atatürk Paşa’msın  galiba, ne olur beni bağışla kusur ettim
diye yalvaracak olur. Atatürk, bir yandan tebessüm eder bir yandan da Halil Ağa’nın sırtını okşayarak;
- Sana güle güle Halil Ağa, sen bizim gözümüzü açtın...
der ve Halil Ağa’yı ayakta uğurlar (Noelle ROGER, Olaylar ve Atatürk, s.41-42).
ATATÜRK’ÜN ÖDEDİĞİ VERGİPara ve mala karşı eğilimi olmayan Atatürk’ün; Cumhurbaşkanlığı maaşı, ödeneği ve emekli aylığından başka geliri yoktu.
Cumhurbaşkanlığı aylığı ve ödeneği, 1927’ye kadar 5.000 lirası aylığı olmak üzere 7.000 liraydı. 1927’de bunlara, genel bir yasa ile “pahalılık zammı” adı ile 2.480 lira eklenir.
1927 ve 1928’de, bu gelirinden toplam 453 lira, 1929 ve 1930’da 724 lira, 1931’de de 1.293 lira vergi kesilir. Kendisine net ödenen 13.186 liraydı.
1932 yılında çıkan bir yasa ile yüksek maaş ve ücretlere ağır vergi konulur. Buna göre, Atatürk’ün maaş ve ödeneğinden kesilen vergi 5.401 liraya çıkar ve ayda net 9.078 lira almaya başlar.
Özetle, Atatürk o dönemde, eline geçen net aylığın yüzde 60’ı oranında vergi ödüyormuş...
ATATÜRK VE EKONOMİ
Atatürk, savaş döneminde bile ekonominin önemli olduğunu vurgulayarak, ekonominin durmaması gerektiğine değiniyor ve “ekonomi varsa insan vardır, devlete de gelir vardır” diyordu.
Yabancı sermayeyi, ekonomi politikamıza uygun olduğu sürece desteklemenin gerektiğini belirtiyordu.
Atatürk’ün 17 Şubat 1923’de, İzmir’de İktisat Kongresi’nde “... ekonomiye, birinci derece önem vermek zorundayız. Kılıçla zafer kazananlar, sapanla zafer kazananlara mağlup olmaya ve sonuçta yerlerini onlara vermeye mecburdur. Ekonomi herşey demektir... İnsan varlığı için ne gerekliyse, onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir...” sözleriyle ekonominin önemini net olarak ortaya koydu.
BÜYÜK ADAM
Atatürk’ün öldüğü gün, İstanbul Üniversitesi’nde ders okutan bir Alman profesörü, derse girdiğinde öğrencilerinin üzgün halini görünce, yüreği parça parça olmuş halde, üniversite rektörüne telefon ederek;
- Bugün ders veremeyeceğim, ne yapayım dersiniz?
diye sordu;
Rektör, yabancı profesöre, şu cevabı verdi;
- Sizin memleketinizde büyük bir adam ölünce ne yapılırsa onu yapın...
Rektörün bu sözlerine yabancı profesörün cevabı şu oldu;
- Almanya’da hiç bu kadar büyük bir adam ölmedi...

30 Ekim 2010 Cumartesi

ciziyorum- ercan akyol


Cenap Şahabettin ve Tevfik Fikret

Cenap Şahabettin ve Tevfik Fikret

30 Ekim 2010
Birkaç arkadaş oturmuş konuşuyorlardı, edebiyatı ve siyaseti tartışıyorlardı, konu Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın sanatçılarla ve edebiyatçılarla yaptıkları toplantılardı...
Birinin aklına Hüseyin Baş’ın esprisi geldi, Hüseyin Baş, Adalet Ağaoğlu’nun Cumhurbaşkanı’nın davetine katıldığını duyunca “Adalet yerini bulmuş!” demişti de...
*  *  *
Bir “yandaş”tan söz edilince “Tıpkı Cenap Şahabettin gibi” dediler.
Niye, ne benzerliği var?
Cenap Şahabettin şairdi, yazardı, Askeri Tıbbiye mezunu doktordu...
Bir özelliği daha vardır ki kişiliğini biçimlerdi, Şükran Kurdakul onun için “Hem küçük burjuvaziyi, hem Osmanlı ahlakını örnek alabilecek nitelikleri kimliğinde birleştirme ustalığını başarabilmiştir” derdi.
İktidarda İttihat Terakki partisi vardı, Cenap Şahabettin partinin önde gelenlerine övgü yağdırır, inkılabın kalbi Talat, pazusu Enver’dir diye övgüler düzer. İpek ticareti yaparken “evet Cenap Şahabettin’in tüccarlığı da vardır, bugünkü benzerleri gibi.” Şam’da kendisine ücretsiz vagon verilmesini emreden Cemal Paşa ise, Cenap Şahabettin’e göre “Kadife içinde çelik bir yumruk”tur.
*  *  *
Ama ne zamanki Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle çıkacağımızı anlayınca, Cenap Şahabettin’in atış hedefi de değişir, önce Meclis’e, sonra ittihatçı liderlerde hakarete varan saldırılara başlar.
Anadolu Milli direnişine de karşıdır, ama önce söyleyemez, kılıf arar “milli edebiyat” akımını yerden yere vurur “Türkçe kökenli kelimeleri ağzına almaktan bile utanmaktadır.” Ali Kemal’in Peyam gazetesinin yazarlarındandır, Bursa’yı savunmak için canlarını ortaya koyanlara hiç utanmadan saldırır: “İlkbaharda Bursa ovasını bir savaş alanı yapmak Yarabbi! Bu çılgın teşebbüs, güzelliğe, tabiatın hukukuna, zemine ve semaya, hepsine karşı çıkmak ahmak bir cinayettir.”
Cenap Şahabettin’in Milli Mücadele’ye bakışı budur.
*  *  *
Sonra...
Kurtuluş Savaşı kazanıldığında kendisini “hakir bir şair” diye tanıtır, af diler.
“Milliler” ve “devrimciler” de onu affederler, Ali Kemal’in akıbeti ise linç edilmektir.
Artık eline devrimci kalemini alıp “Gazi hazretleri”nin meziyetlerini belirtip “ebedi, şanlı inkılap kartalı” diye yazmanın zamanı gelmiştir.
*  *  *
Uzun süre tartıştılar, benzettiler, ‘günümüzün Cenap Şahabettin’i kim?’ diye...
Biri “Kim?” diye sormak yetmez?” dedi.
“Kimler demek gerek!”
*  *  *
Cenap Şahabettin’in yaşadığı dönemde bir şair daha vardır: İttihat ve Terakki iktidarına karşıdır, belki de ilk defa ekonomik hak ve özgürlüklerden yoksun olan halka, kâğıt üzerinde tanınan özgürlüğün bir anlamı olmadığını anlar ve “Hanı Yağma“yı yazar:
“Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Hesap, nesep, şeref, şatafat, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...”
Ve bunların geleceğini söyler.
“Bu harmanın sonu gelir, kapıştırın gider ayak!“
Ya bunlara katlananların?“Yandaşlık yapanlara söylenecek laf yok mudur?“
Olmaz mı?
Tevfik Fikret onlara da der ki:
“Senden de bir hesap arar ati-i müşteki!“
Yani gelecek kuşaklar, senden bugünlerin hesabını soracaktır.

29 Ekim 2010 Cuma

10.yıl nutku

cumhuriyet bayramı -cizgice kapak

29 EKİM *YILMAZ ÖZDİL




29 Ekim



Konstantin...



Yunan Kralı’ydı.



Kayzer’in kız kardeşiyle evliydi; Alman İmparatoru’nun hem eniştesi, hem kuklasıydı. Kayzer ne derse onu yaptığı için, İngilizlerin yanında yer almadı. İngilizler baktı ki, bu kuklayla olmuyor, başka kukla buldular. “Efendi gibi çekil, yoksa seni devirip, Venizelos’u başa geçireceğiz” dediler.



Buldukları kukla, Venizelos değildi aslında...



Kral’ın küçük oğlu Aleksandros’tu.



*



Konstantin tırstı.



Kendisi gibi Alman kuklası olan büyük oğlunu da yanına aldı, Almanya’ya sığındı.



*



Aleksandros hayırlı evlattı!



Babasını yolcu etti...



Tahta geçti.



*



Lay lay lom bi arkadaştı.



Tahtın yaşayan iki vârisi varken, kral olma ihtimali bulunmadığı için, piyangodan kral olana kadar Yunanistan’a uğramıyor, Oxford’da okuduğu için İngiltere’de yaşıyor, tenis oynuyor, futbol maçlarına gidiyor, otomobil yarıştırıyor, para saçıyor, kızlarla gününü gün ediyordu.



*



Kafaya tacı taktılar.



İplerini Venizelos’a verdiler.



*



Venizelos, İngilizlerle işi bağlamıştı, “Takıl bana, seni İzmir’de krallar gibi yaşatıcam” dedi, tuttu kolundan bu kazmayı, İzmir’i işgal ettirdi. İngilizler Venizelos’u kullanıyor, Venizelos İngilizleri kullanıyordu. Anadolu’da gözü yoktu, n’aapsın çorak toprakları, patlıcan ekecek değildi herhalde, hiç acelesi de yoktu, gözü İstanbul’daydı. Osmanlı paketlendikten sonra, kurşun bile sıkmadan oturduğu Ege’nin ve ardından İstanbul’un tapusunu alma niyetindeydi.



*



Bizim İngiliz kuklası padişah, Mustafa Kemal’e idam fermanı çıkardığında... Öbür kukla Aleksandros, sarayında, sevgili köpeği Fritz ile oynuyordu; bi de maymunu vardı, Moritz.



*



Maymun Moritz, köpek Fritz’i kıskandı, saldırdı, Kral araya girdi, ayırmaya çalıştı, maymun dolmuş iyice tabii, bu saatten sonra kralını tanımam dedi, Kral’a da girişti... Kral’ın yüzü gözü haşat oldu, kan revan... Maymun köpeği öldürdü, askerler de maymunu vurdu.



*



Gel gör ki, kan zehirlenmesi olmuştu, İzmir’i işgal emrini veren kukla, bağıra bağıra öldü.



*



Konstantin, maymuna dua ederek, eskisinden güçlü şekilde geri geldi, tahta oturdu. Hadi bakalım, Venizelos topladı bavulu, İngiltere’ye sığındı. İngilizler mecburen, üç maymunu oynadı, tahttan indirdikleri Konstantin’in tahta oturmasına ses çıkaramadı. Üstelik, dünya savaşı bitmişti, Almanlar ayvayı yemişti, dolayısıyla, artık Konstantin’i de kendi çıkarları için maymuncuk olarak kullanabilirlerdi. Pek beğendiler bu fikirlerini...

Şampanya patlattılar.



*



Gel gör ki, maymun sayesinde tahta dönen Konstantin, maymun iştahlıydı, masada paylaşımı beklemedi, kendini başkomutan ilan etti, “mahvoluruz” diyen subaylarını dinlemedi, kahraman edasıyla Anadolu’ya saldırdı.



*



Mustafa Kemal, işte bu hatalı hamleyi bekliyordu... İzmir’e ve İstanbul’a yerleşmiş, durarak savunma yapacak olan işgal güçlerini söküp atmak zordu. Hiç tanımadıkları Ege coğrafyasına yayılan Yunan ordusunu, salam gibi dilim dilim doğrayacağını biliyordu. Öyle yaptı. Önce durdurdu, sonra süvarileriyle aralarına girerek, birbirleriyle bağlarını kopardı, sırtı boşta kalan paniğe kapıldı, İzmir’e doğru kaçmaya başladı...



Hoş gelişler ola, ittirdi, denize döktü.



*



Kukla mucidi ve suçu başkasına yıkma uzmanı Winston Churchill, şu tespiti yapmak zorunda kaldı: “Bir maymun çırmığı, İstanbul’u kaybetmemize ve 250 bin insanın ölümüne mal oldu!”






Siz siz olun... Bedelini kanla-canla ödediğimiz cumhuriyetimize sahip çıkın, aman diim, devlet katında maymun barındırmayın.

İŞTE ATATÜRK'ÜN GERÇEK SESİ


İŞTE ATATÜRK'ÜN GERÇEK SESİ










Atatürk'ün restore edilen görüntüleriyle ilk kez duyacağınız gerçek sesi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilen "Osmanlı İmparatorluğu, Cumhuriyetin İlk Yılları ve Atatürk'e ait yazar tabanlı filmlerin restorasyon" projesinin tanıtımı yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay "Bu kayıtlar uzun süreden bu yana üniversitede duruyormuş sonra bunların restore edilmesi konusundan bir anlaşma yapma ihtiyacı doğdu. Telif Hakları Sinema TV Genel Müdürlüğümüzle üniversitemiz arasında böyle bir işbirliği ortaya çıktı" şeklinde konuştu. Günay, "Toplumun geçenlerde çok ilgisini çekti. Atatürk'ün gerçek sesine ulaşıldı diye. Doğru. Yani biz Atatürk'ü 10. Yıl Nutk'unda o tiz sesle dinlemeye alışmışız. Halbuki hepimizin ses tonuna benzeyen ortalama bir ses tonuyla meclise hitabı var " diye konuştu. (Pınar ÇITAK KOYGUN-Tahsin LALE/DHA)



26 Ekim 2010 Salı

nietzsche şöyle buyurur:

nietzsche şöyle buyurur:

"cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. sadece seçim yaptığını zanneder. cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır! böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir!"
------

e.akyol

Para - borsaile ilgili herşey

sitene html kodları

HTML KODLARI SEÇ BEĞEN

arama motoruna ücretsiz kayıt

URL Submitter - URL Kay�t
Google AllTheWeb BuildTurkey
InfoTiger Rediff ScrubTheWeb
EntireWeb ExactSeek Splatsearch
WhatUseek TrueSearch GigaBlast
-------------------------------------------------------------

ARAMA MOTORLARINA DİREK KAYIT

URL KAYDET. 1. http://search.yahoo.com/info/submit.html Yahoo! Search 2. http://search.msn.com/docs/submit.aspx?FORM=WSDD2 MSN 3. http://www.google.com/intl/en/addurl.html Google 4. http://www.about.com/gi/pages/homehc.htm#c4 About 5. http://www.dmoz.org/add.html Open Directory 6. http://www.accoona.com/submit.html Accoona 7. http://www.exactseek.com/add.html ExactSeek 8. http://www.scrubtheweb.com/addurl.html ScrubTheWeb 9. http://www.snap.com/about/site.php?last_link_type=about Snap 10. http://www.searchsight.com/submit.htm SearchSight 11. http://www.searchit.com/addurl.htm SearchIt 12. http://www.buzzle.com/suggest_basic2.asp Buzzle 13. http://www.entireweb.com/free_submission/ EntireWeb 14. http://www.whatuseek.com/addurl-secondary.shtml What U Seek 15. http://www.ezilon.com/ezilon_url_submission.htm Ezilon 16. http://www.gimpsy.com/gimpsy/searche...check_free.php Gimpsy 17. http://www.dirone.com/add_link_m.php dirOne 18. http://www.websquash.com/cgi-bin/sea...l?Mode=AnonAdd WebSquash 19. http://www.abilogic.com/how-to-suggest-a-site.php AbiLogic 20. http://addurl.amfibi.com/ Amfibi 21. http://www.01webdirectory.com/submit.htm 01WebDirectory 22. http://www.netinsert.com/en/insert.html NetInsert 23. http://www.mavicanet.com/ MavicaNET 24. http://www.searchhippo.com/addlink.php SearchHippo 25. http://www.worldsiteindex.com/ World Site Index 26. http://www.dailyorbit.com/add.htm DailyOrbit 27. http://www.nationaldirectory.com/addurl/ NationalDirectory 28. http://www.tygo.com/websites/FreeSubmitURL.aspx TYGO 29. http://www.mixcat.com/addurl.php MixCat 30. http://www.aeiwi.com/submit.html Aeiwi 31. http://www.illumirate.com/add_your_site_exp.cfm IllumiRate 32. http://www.infotiger.com/addurl.html Info Tiger 33. http://www.towersearch.com/addurl.php TowerSearch 34. http://www.splatsearch.com/submit.html SplatSearch 35. http://www.subjex.net/submit_url.html Subjex 36. http://www.qango.com/dir/addurl.html Qango 37. http://www.zeezo.com/Listings/New.aspx Zeezo 38. http://www.canlinks.net/addalink/ CanLinks 39. http://www.webbieworld.com/signup.asp WebbieWorld 40. http://www.searchking.com/add_new.htm SearchKing 41. http://www.amray.com/cgi/amray/addurl.cgi AMRAY 42. http://www.go4.it/listing.asp Go4.it 43. http://www.cipinet.com/addurl.html Cipinet 44. http://www.hedir.com/submit-help.html Hedir 45. http://www.walhello.com/addlinkgl.html Walhello 46. http://www.linketeria.com/submitsite.htm Linketeria 47. http://www.claymont.com/login/login.asp?img=y Claymont 48. http://www.jdgo.com/add.html JDGO 49. http://www.spheri.com/tc143as.php?sid=0 Sphericom 50. http://www.kaspie.com/web.html Kaspie